Yumurta ihracatı yılın 10 ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 18 artarak 354 milyon dolara çıktı.
Yumurta Üreticileri Merkez Birliğinden (YUM-BİR) yapılan açıklamada, sektörün ihracatının yıl sonunda 425 milyon dolara ulaşacağı ve son 10 yılın rekorunun kırılacağı belirtildi.
Üretim altyapısını sürekli geliştiren ve ürün kalitesini yükselterek dünya yumurta üretiminde önemli bir konumda bulunan yumurta sektörünün 22 milyar adetlik üretim rakamıyla dünyada dokuzuncu, her yıl artan ihracatıyla da üçüncü sırada yer aldığı ifade edildi.
Yumurta ihracatının yılın 10 ayında yaşanan maliyet ve enflasyon artışlarına rağmen yüzde 18 artarak 354 milyon dolara ulaştığı kaydedildi.
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen YUM-BİR Yönetim Kurulu Üyesi Derya Pala, bu başarıyı gelecek yıllarda da artırarak sürdürmek istediklerini belirtti.
Bunun için kamu otoritelerinden haksız rekabete yol açan kayıt dışı tavukçuluğun önlenmesini, nüfus artışı, kişi başına tüketim ve ihracat potansiyelini temel alan bir üretim planlamasına gidilmesini beklediklerini bildiren Pala, "Bir diğer talebimiz ise yumurtanın birincil üretim ve temel bir gıda maddesi olduğu gerçeğinden hareketle, yumurtada KDV'nin yüzde 1'e düşürülmesi ve tüketicinin daha ucuz yumurta tüketmesinin sağlanmasıdır." ifadesini kullandı.
10 Kasım 2018 Cumartesi
28 Eylül 2018 Cuma
Pakdemirli: Geleceğin en parlak sektörü tarım olacak
Pakdemirli, "Hiç şüphesiz ki geleceğin en parlak sektörü tarım olacak. Artık dünyayı doyuran, lider ülke olacak. Bunun yolu da tarımla teknolojiyi buluşturmaktan geçiyor." dedi
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Turhal Şeker Fabrikası'nın 85. pancar alım kampanyasında yaptığı konuşmada, 2018 kampanyasının hayırlı olmasını diledi.
Pakdemirli, "Hiç şüphesiz ki geleceğin en parlak sektörü tarım olacak. Artık dünyayı doyuran, lider ülke olacak. Bunun yolu da tarımla teknolojiyi buluşturmaktan geçiyor. Daha düne kadar tarlasını sabanla süren çiftçimiz, bugün en son teknolojiyi kullanıyor ve kazancına kazanç katıyor. Artık tarlasında otonom traktör, drone ve sensör kullanan çiftçimiz var. Bu durum bizler için gurur verici." diye konuştu.
Büyük devlet olmanın bedeli bulunduğuna işaret eden Pakdemirli, şöyle devam etti:
"Kozalarına hapsolmuş devletler büyüyemezler. Sudan'da tarım arazilerini kiraladık ve yakın zamanda buralarda ekim yapmaya başlayacağız. Bize, 'Sudan'da ne işiniz var?' diyorlar. Amerika'nın, Çin'in, Hollanda'nın, Fransa'nın Afrika'da ne işi varsa bizim de o işimiz var. Gıda arz güvenliğimiz için çalışıyoruz. Farklı coğrafyalarda üretim yapabilmek geleceğimizin, üretimimizin sigortasıdır. Sudan bizim gönül coğrafyamızın bir parçası. Bizler kadim, köklü ve kudretli bir milletin evlatlarıyız. Tarih boyunca hep mazlumun, haklının ve güçsüzün yanında olmuş bir milletiz. İşte bugün bize bunun bedelini ödetmek isteyen sömürgeci bir anlayışa karşı milletçe, devletçe mücadele veriyoruz. Buradan özellikle ifade etmek istiyorum. Bu asil ve necip milleti ne Gezi ne FETÖ ne darbe girişimi ne de dolar üzerinden bir operasyon çekmeye kalkarak yıkabilirsiniz. Bunu yapmaya çalışanlar kendi enkazları altında kalacaklardır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın."
Bakan Pakdemirli, şekerin Türkiye için milli ve stratejik bir ürün olduğunu vurgulayarak, bu konuda yapılan spekülatif haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Tarım ve Orman Bakanı olarak özellikle altını çizerek, halkın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamının yurt içinde üretildiğini ifade ettiğini dile getiren Pakdemirli, "Ülke olarak şeker üretiminde çok önemli mesafe kaydettik. Hatta Suriye ve Irak'a şeker ihraç ediyoruz." ifadesini kullandı.
Pakdemirli, konuşmasının ardından şeker pancarını ilk teslim eden 3 çiftçiye çeşitli hediyeler verdikten sonra 2018 yılı pancar alım kampanyasını başlattı.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Turhal Şeker Fabrikası'nın 85. pancar alım kampanyasında yaptığı konuşmada, 2018 kampanyasının hayırlı olmasını diledi.
Pakdemirli, "Hiç şüphesiz ki geleceğin en parlak sektörü tarım olacak. Artık dünyayı doyuran, lider ülke olacak. Bunun yolu da tarımla teknolojiyi buluşturmaktan geçiyor. Daha düne kadar tarlasını sabanla süren çiftçimiz, bugün en son teknolojiyi kullanıyor ve kazancına kazanç katıyor. Artık tarlasında otonom traktör, drone ve sensör kullanan çiftçimiz var. Bu durum bizler için gurur verici." diye konuştu.
Büyük devlet olmanın bedeli bulunduğuna işaret eden Pakdemirli, şöyle devam etti:
"Kozalarına hapsolmuş devletler büyüyemezler. Sudan'da tarım arazilerini kiraladık ve yakın zamanda buralarda ekim yapmaya başlayacağız. Bize, 'Sudan'da ne işiniz var?' diyorlar. Amerika'nın, Çin'in, Hollanda'nın, Fransa'nın Afrika'da ne işi varsa bizim de o işimiz var. Gıda arz güvenliğimiz için çalışıyoruz. Farklı coğrafyalarda üretim yapabilmek geleceğimizin, üretimimizin sigortasıdır. Sudan bizim gönül coğrafyamızın bir parçası. Bizler kadim, köklü ve kudretli bir milletin evlatlarıyız. Tarih boyunca hep mazlumun, haklının ve güçsüzün yanında olmuş bir milletiz. İşte bugün bize bunun bedelini ödetmek isteyen sömürgeci bir anlayışa karşı milletçe, devletçe mücadele veriyoruz. Buradan özellikle ifade etmek istiyorum. Bu asil ve necip milleti ne Gezi ne FETÖ ne darbe girişimi ne de dolar üzerinden bir operasyon çekmeye kalkarak yıkabilirsiniz. Bunu yapmaya çalışanlar kendi enkazları altında kalacaklardır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın."
Bakan Pakdemirli, şekerin Türkiye için milli ve stratejik bir ürün olduğunu vurgulayarak, bu konuda yapılan spekülatif haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Tarım ve Orman Bakanı olarak özellikle altını çizerek, halkın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamının yurt içinde üretildiğini ifade ettiğini dile getiren Pakdemirli, "Ülke olarak şeker üretiminde çok önemli mesafe kaydettik. Hatta Suriye ve Irak'a şeker ihraç ediyoruz." ifadesini kullandı.
Pakdemirli, konuşmasının ardından şeker pancarını ilk teslim eden 3 çiftçiye çeşitli hediyeler verdikten sonra 2018 yılı pancar alım kampanyasını başlattı.
13 Nisan 2018 Cuma
Yerli otodan sonra yerli traktör
Yerli otomobili yapacak olan beş 'babayiğit'ten biri olan Anadolu Grubu, yerli traktör üretimine başladı.
Anadolu Grubu şirketlerinden Anadolu Motor ve İtalyan traktör üreticisi Argo Tractors tarafından 2017 yılında kurulan Anadolu Landini, Globe serisi traktörlerin yerli üretimine başladı.
Anadolu Landini’nin yerli traktör üretimiyle ilgili düzenlenen tören, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü'nün katılımıyla gerçekleştirildi.
Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, törende yaptığı konuşmada, grup olarak otomotiv alanında yerli üretime odaklandıklarını belirterek, “Anadolu Grubu’nun 68 yıllık deneyimini İtalyan ortağımızın traktör tasarımı ve üretimi konusundaki 134 yıllık uzmanlığıyla birleştirerek, Türkiye’de yatırım yapmaktan, ülkemizin tarım, ihracat ve istihdamına katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi.
Türkiye’ye önemli bir yabancı yatırımı çekmiş olmanın kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Özilhan, şunları kaydetti:
“Anadolu Landini çatısı altında başlayan traktör üretiminde yerlilik oranını, 2019 yılının sonuna kadar yüzde 85’e, uzun vadede bazı modellerde de yüzde 100’e çıkarmak gibi önemli ve iddialı hedeflerimiz var. Böylece otomotiv yan sanayisi için de önemli bir kapasite fırsatı oluşacak. 2019 yılında ek yatırımla traktörlerimizin şanzımanını da kendimiz üretmeyi planlıyoruz.”
Özilhan, dünyada yalnızca Türkiye’de üretilecek olan Globe serisini yurt dışı pazarlara da satarak önemli bir ihracat geliri elde etmeyi planladıklarını belirterek, “Dolayısıyla Anadolu Landini ile ek istihdam yaratmanın yanı sıra ülkemizin ihracat gelirlerine de pozitif katkıda bulunacağımıza inanıyorum.” diye konuştu.
"Yatırımlarımızı daha da artırmayı hedefliyoruz"
Anadolu Grubu Otomotiv Grubu Başkanı Bora Koçak ise yerli traktör üretiminin Anadolu Grubu’nun yeni yatırım stratejisi doğrultusunda atılan önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Bir tarım ülkesi olan Türkiye’de traktör pazarının her geçen yıl daha da büyüdüğüne işaret eden Koçak, geçen yıl 72 bin 32 adet traktör üretimiyle tüm zamanların rekorunun kırıldığını söyledi.
Anadolu Grubu olarak stratejik öncelikleri arasında yer alan tarım alanında daha fazla büyümeyi arzu ettiklerini bildiren Koçak, şöyle devam etti:
“Bu çerçevede hükümetimizin yerli üretimi destekleyen politikalarından aldığımız cesaretle yatırımlarımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Argo Tractors ile yaptığımız iş birliğini daha da ileriye taşıyarak yerli şanzıman üretimini de gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Anadolu Landini olarak Argo Tractors portföyünde bulunan McCormick markalı traktörlerin Türkiye’de satışına başlayacağız.”
"Bu yatırım Argo Tractors için stratejik bir öneme sahip"
Argo Tractors Başkanı Valerio Morra ise Türkiye’nin tarım üretimi konusunda Avrupa’da birinci sırada yer aldığını belirterek, bu yatırımın kendileri açısından stratejik bir önemi olduğunu söyledi.
Türkiye’nin, üretim bazlı yatırımlarında İtalya’dan sonra ikinci ülke olduğuna dikkati çeken Morra, bu kararda 2012 yılından itibaren Anadolu Grubu ile sürdürdükleri başarılı çalışmaların da etkili olduğunu ifade etti.
Morra, “50-75 beygir arası 3 silindire sahip 4 modelden oluşan Landini Globe serisi dünyada sadece Anadolu Landini’nin Şekerpınar’daki tesislerinde üretilecek. Türkiye toprak şartlarına özel tasarlanan modelin dünya pazarlarında da beğeni ile karşılanacağına ve yüksek talep göreceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Valerio Morra, Türkiye'nin Landini açısından dış pazarlarda başrol üstleneceğine ve bu girişimin büyüme adına mükemmel fırsatlar sunacağına inandığını dile getirdi.
"Satışını hedeflediğimiz traktörlerin yüzde 40'ı Globe serisi olacak"
Anadolu Landini Genel Müdürü Hayati Kösoğlu ise Landini Globe serisinin yüksek yerlilik oranı ile üretileceği bilgisini vererek, “Ülkemizin iklim ve toprak koşullarına uygun olarak tasarlanan Globe serisi traktörler, çiftçimizin performansı yüksek güçlü ve kaliteli traktörlere daha uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlayacak." dedi.
Bu yıl satışını hedefledikleri traktörlerin yaklaşık yüzde 40’ının Globe serisi olacağını aktaran Kösoğlu, bu yılın sonuna kadar portföylerinde yer alan diğer Landini serilerinden Rex, Powerfarm ve 5H’yi de yerlileştirme çalışmalarına başlamayı hedeflediklerini kaydetti.
Kösoğlu, "Ortağımız Argo Tractors’ün tarımdaki köklü geçmişi ve tecrübesi, çiftçilerimizin Landini traktörlerden yüksek memnuniyeti iddiamızı destekleyen en önemli unsurlar." değerlendirmesinde bulundu.
Anadolu Grubu şirketlerinden Anadolu Motor ve İtalyan traktör üreticisi Argo Tractors tarafından 2017 yılında kurulan Anadolu Landini, Globe serisi traktörlerin yerli üretimine başladı.
Anadolu Landini’nin yerli traktör üretimiyle ilgili düzenlenen tören, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü'nün katılımıyla gerçekleştirildi.
Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, törende yaptığı konuşmada, grup olarak otomotiv alanında yerli üretime odaklandıklarını belirterek, “Anadolu Grubu’nun 68 yıllık deneyimini İtalyan ortağımızın traktör tasarımı ve üretimi konusundaki 134 yıllık uzmanlığıyla birleştirerek, Türkiye’de yatırım yapmaktan, ülkemizin tarım, ihracat ve istihdamına katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi.
Türkiye’ye önemli bir yabancı yatırımı çekmiş olmanın kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Özilhan, şunları kaydetti:
“Anadolu Landini çatısı altında başlayan traktör üretiminde yerlilik oranını, 2019 yılının sonuna kadar yüzde 85’e, uzun vadede bazı modellerde de yüzde 100’e çıkarmak gibi önemli ve iddialı hedeflerimiz var. Böylece otomotiv yan sanayisi için de önemli bir kapasite fırsatı oluşacak. 2019 yılında ek yatırımla traktörlerimizin şanzımanını da kendimiz üretmeyi planlıyoruz.”
Özilhan, dünyada yalnızca Türkiye’de üretilecek olan Globe serisini yurt dışı pazarlara da satarak önemli bir ihracat geliri elde etmeyi planladıklarını belirterek, “Dolayısıyla Anadolu Landini ile ek istihdam yaratmanın yanı sıra ülkemizin ihracat gelirlerine de pozitif katkıda bulunacağımıza inanıyorum.” diye konuştu.
"Yatırımlarımızı daha da artırmayı hedefliyoruz"
Anadolu Grubu Otomotiv Grubu Başkanı Bora Koçak ise yerli traktör üretiminin Anadolu Grubu’nun yeni yatırım stratejisi doğrultusunda atılan önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Bir tarım ülkesi olan Türkiye’de traktör pazarının her geçen yıl daha da büyüdüğüne işaret eden Koçak, geçen yıl 72 bin 32 adet traktör üretimiyle tüm zamanların rekorunun kırıldığını söyledi.
Anadolu Grubu olarak stratejik öncelikleri arasında yer alan tarım alanında daha fazla büyümeyi arzu ettiklerini bildiren Koçak, şöyle devam etti:
“Bu çerçevede hükümetimizin yerli üretimi destekleyen politikalarından aldığımız cesaretle yatırımlarımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Argo Tractors ile yaptığımız iş birliğini daha da ileriye taşıyarak yerli şanzıman üretimini de gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Anadolu Landini olarak Argo Tractors portföyünde bulunan McCormick markalı traktörlerin Türkiye’de satışına başlayacağız.”
"Bu yatırım Argo Tractors için stratejik bir öneme sahip"
Argo Tractors Başkanı Valerio Morra ise Türkiye’nin tarım üretimi konusunda Avrupa’da birinci sırada yer aldığını belirterek, bu yatırımın kendileri açısından stratejik bir önemi olduğunu söyledi.
Türkiye’nin, üretim bazlı yatırımlarında İtalya’dan sonra ikinci ülke olduğuna dikkati çeken Morra, bu kararda 2012 yılından itibaren Anadolu Grubu ile sürdürdükleri başarılı çalışmaların da etkili olduğunu ifade etti.
Morra, “50-75 beygir arası 3 silindire sahip 4 modelden oluşan Landini Globe serisi dünyada sadece Anadolu Landini’nin Şekerpınar’daki tesislerinde üretilecek. Türkiye toprak şartlarına özel tasarlanan modelin dünya pazarlarında da beğeni ile karşılanacağına ve yüksek talep göreceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Valerio Morra, Türkiye'nin Landini açısından dış pazarlarda başrol üstleneceğine ve bu girişimin büyüme adına mükemmel fırsatlar sunacağına inandığını dile getirdi.
"Satışını hedeflediğimiz traktörlerin yüzde 40'ı Globe serisi olacak"
Anadolu Landini Genel Müdürü Hayati Kösoğlu ise Landini Globe serisinin yüksek yerlilik oranı ile üretileceği bilgisini vererek, “Ülkemizin iklim ve toprak koşullarına uygun olarak tasarlanan Globe serisi traktörler, çiftçimizin performansı yüksek güçlü ve kaliteli traktörlere daha uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlayacak." dedi.
Bu yıl satışını hedefledikleri traktörlerin yaklaşık yüzde 40’ının Globe serisi olacağını aktaran Kösoğlu, bu yılın sonuna kadar portföylerinde yer alan diğer Landini serilerinden Rex, Powerfarm ve 5H’yi de yerlileştirme çalışmalarına başlamayı hedeflediklerini kaydetti.
Kösoğlu, "Ortağımız Argo Tractors’ün tarımdaki köklü geçmişi ve tecrübesi, çiftçilerimizin Landini traktörlerden yüksek memnuniyeti iddiamızı destekleyen en önemli unsurlar." değerlendirmesinde bulundu.
1 Nisan 2018 Pazar
32 ova korumaya alındı
10 ildeki 32 ova "büyük ova koruma alanı" olarak belirlendi
Bakanlar Kurulunca, Adıyaman, Denizli, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kırklareli, Mardin, Osmaniye, Uşak ve Van'daki 32 ova, "büyük ova koruma alanı" olarak belirlendi.
Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızla geliştiği 32 ova, "büyük ova koruma alanı" olarak ilan edildi.
Ovaların sınırlarında yer alan onaylı planlı alanlarla tarım dışı kullanma izni verilmiş yerler kapsam dışında tutuldu.
Elbistan, Kahramanmaraş ve Aydın ovalarının sınırlarına ilişkin haritalarda değişikliğe gidildi.
Bakanlar Kurulu tarafından büyük ova koruma alanı olarak belirlenen ovalar şöyle:
"Adıyaman Ovası (Adıyaman), Beşyol Ovası (Adıyaman), Kahta Ovası (Adıyaman), Keysun Ovası (Adıyaman), Kızılin Ovası (Adıyaman), Merg Ovası (Adıyaman), Samsat Ovası (Adıyaman), Turuş Ovası (Adıyaman), Yeşilova Ovası (Adıyaman), Acıpayam Ovası (Denizli), Çivril Ovası (Denizli), Selçuk Ovası (İzmir), Afşin Ovası (Kahramanmaraş), Göksun Ovası (Kahramanmaraş), Erciyes Ovası (Kayseri), Sarıoğlan Ovası (Kayseri), Yamula-Elmalı Ovası (Kayseri), Babaeski Ovası (Kırklareli), Evrensekiz Ovası (Kırklareli), Kırklareli Ovası (Kırklareli), Lüleburgaz Ovası (Kırklareli), Pancarköy-Sarıcaali Ovası (Kırklareli), Pehlivanköy Ovası (Kırklareli), Pınarhisar Ovası (Kırklareli), Vize Ovası (Kırklareli), Midyat Ovası (Mardin), Derik Ovası (Mardin), Mazıdağı Ovası (Mardin), Nusaybin Ovası (Mardin), Düziçi Ovası (Osmaniye), Eşme Ovası (Uşak), Çaldıran Ovası (Van)."
Bakanlar Kurulunca, Adıyaman, Denizli, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kırklareli, Mardin, Osmaniye, Uşak ve Van'daki 32 ova, "büyük ova koruma alanı" olarak belirlendi.
Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızla geliştiği 32 ova, "büyük ova koruma alanı" olarak ilan edildi.
Ovaların sınırlarında yer alan onaylı planlı alanlarla tarım dışı kullanma izni verilmiş yerler kapsam dışında tutuldu.
Elbistan, Kahramanmaraş ve Aydın ovalarının sınırlarına ilişkin haritalarda değişikliğe gidildi.
Bakanlar Kurulu tarafından büyük ova koruma alanı olarak belirlenen ovalar şöyle:
"Adıyaman Ovası (Adıyaman), Beşyol Ovası (Adıyaman), Kahta Ovası (Adıyaman), Keysun Ovası (Adıyaman), Kızılin Ovası (Adıyaman), Merg Ovası (Adıyaman), Samsat Ovası (Adıyaman), Turuş Ovası (Adıyaman), Yeşilova Ovası (Adıyaman), Acıpayam Ovası (Denizli), Çivril Ovası (Denizli), Selçuk Ovası (İzmir), Afşin Ovası (Kahramanmaraş), Göksun Ovası (Kahramanmaraş), Erciyes Ovası (Kayseri), Sarıoğlan Ovası (Kayseri), Yamula-Elmalı Ovası (Kayseri), Babaeski Ovası (Kırklareli), Evrensekiz Ovası (Kırklareli), Kırklareli Ovası (Kırklareli), Lüleburgaz Ovası (Kırklareli), Pancarköy-Sarıcaali Ovası (Kırklareli), Pehlivanköy Ovası (Kırklareli), Pınarhisar Ovası (Kırklareli), Vize Ovası (Kırklareli), Midyat Ovası (Mardin), Derik Ovası (Mardin), Mazıdağı Ovası (Mardin), Nusaybin Ovası (Mardin), Düziçi Ovası (Osmaniye), Eşme Ovası (Uşak), Çaldıran Ovası (Van)."
23 Mart 2018 Cuma
1 Nisan'da başlıyor! Kod olmayan satılmayacak
1 Nisan’dan itibaren başlayacak olan ‘kodlu yumurta uygulaması’ hakkında bilgi veren Kayseri Yumurta Üreticileri Birliği (Yum-Bir) Başkanı İbrahim Afyon, kodlar sayesinde tüketicinin yanıltılmasının önüne geçileceğini söyledi
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Türk Gıda Kodeksi Yumurta Tebliği’ne göre 1 Nisan’dan itibaren kabuğunda ‘yetiştirme metodu kodu’ bulunmayan yumurtalar satılamayacak. Uygulama sayesinde tüketici yediği yumurtayı bilecek, organik süsü verilmiş yumurtalar satışa sunulamayacak.
"TÜKETİCİNİN ALDATILMASININ ÖNÜNE GEÇİLECEK"
Konuyla ilgili bilgi veren Yum-Bir Başkanı İbrahim Afyon, yumurtaların üzerindeki numaraların, yumurtanın hangi çiftlikte, hangi ortamda, hangi şartlarda yetiştiğini belgeleyen numaralar olduğunu ifade etti. Kodlar sayesinde tüketicinin aldatılmasının önüne geçileceğini savunan Afyon, "Yumurtalardaki kodlar yumurtanın üretim şartlarını belirten numaralarla başlıyor. Buna göre, 0 organik tavuk, 1 serbest dolaşan tavuk, 2 kümeste özgür tavuk, 3 ise kafes tavuğu anlamına geliyor. Hemen yanı sıra, TR kodunu görüyoruz ki bu da yumurtanın Türkiye menşeili olduğunu gösteriyor. Hemen arkasında hangi ilde üretildiğini gösterir plaka kodu, devamındaki 12 haneli rakam Tarım Bakanlığı tarafından işletmeye verilen koddur, en sondaki numara ise o işletmedeki kümes numarasını gösterir. Dolayısıyla bu numaralardan, yumurtasını aldığımız tavuğun hangi sürüye, kümese ve işletmeye ait olduğunu takip edebiliriz. Bunların altındaki tarih ise yumurtlama tarihidir, yumurta üzerinde olması mecburi değildir ama etiket üzerinde olmak zorundadır" diye konuştu.
"KODLAR ALO 174 GIDA HATTINDAN DENETLENEBİLİR"
Tüketicilerin, satın aldıkları yumurtaların üzerindeki kodları ayrıca denetleme şansı da olduğunu belirten Afyon, "Biz vatandaşın aldatılmasını istemiyoruz. Vatandaş yumurtanın üzerindeki numaralara bakarak hangi türde yetişmiş yumurta yemek istiyorsa yemelidir. Zaten üzerinde işletme kodu olan yumurta sağlıklıdır. Müşterilerimiz numaraların doğruluğunu kontrol etmek için Yumurtacılar Birliklerini ya da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ücretsiz Alo 174 Gıda Hattı’nı arayarak da teyit alabilir" ifadelerini kullandı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Türk Gıda Kodeksi Yumurta Tebliği’ne göre 1 Nisan’dan itibaren kabuğunda ‘yetiştirme metodu kodu’ bulunmayan yumurtalar satılamayacak. Uygulama sayesinde tüketici yediği yumurtayı bilecek, organik süsü verilmiş yumurtalar satışa sunulamayacak.
"TÜKETİCİNİN ALDATILMASININ ÖNÜNE GEÇİLECEK"
Konuyla ilgili bilgi veren Yum-Bir Başkanı İbrahim Afyon, yumurtaların üzerindeki numaraların, yumurtanın hangi çiftlikte, hangi ortamda, hangi şartlarda yetiştiğini belgeleyen numaralar olduğunu ifade etti. Kodlar sayesinde tüketicinin aldatılmasının önüne geçileceğini savunan Afyon, "Yumurtalardaki kodlar yumurtanın üretim şartlarını belirten numaralarla başlıyor. Buna göre, 0 organik tavuk, 1 serbest dolaşan tavuk, 2 kümeste özgür tavuk, 3 ise kafes tavuğu anlamına geliyor. Hemen yanı sıra, TR kodunu görüyoruz ki bu da yumurtanın Türkiye menşeili olduğunu gösteriyor. Hemen arkasında hangi ilde üretildiğini gösterir plaka kodu, devamındaki 12 haneli rakam Tarım Bakanlığı tarafından işletmeye verilen koddur, en sondaki numara ise o işletmedeki kümes numarasını gösterir. Dolayısıyla bu numaralardan, yumurtasını aldığımız tavuğun hangi sürüye, kümese ve işletmeye ait olduğunu takip edebiliriz. Bunların altındaki tarih ise yumurtlama tarihidir, yumurta üzerinde olması mecburi değildir ama etiket üzerinde olmak zorundadır" diye konuştu.
"KODLAR ALO 174 GIDA HATTINDAN DENETLENEBİLİR"
Tüketicilerin, satın aldıkları yumurtaların üzerindeki kodları ayrıca denetleme şansı da olduğunu belirten Afyon, "Biz vatandaşın aldatılmasını istemiyoruz. Vatandaş yumurtanın üzerindeki numaralara bakarak hangi türde yetişmiş yumurta yemek istiyorsa yemelidir. Zaten üzerinde işletme kodu olan yumurta sağlıklıdır. Müşterilerimiz numaraların doğruluğunu kontrol etmek için Yumurtacılar Birliklerini ya da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ücretsiz Alo 174 Gıda Hattı’nı arayarak da teyit alabilir" ifadelerini kullandı.
14 Mart 2018 Çarşamba
Tarım işçisinin günlük ücreti arttı
Tarımsal işletmelerde mevsimlik tarım işçilerinin ortalama günlük ücretleri, 2017'de bir önceki yıla göre yüzde 12,7 artışla 66 lira, sürekli tarım işçilerinin aylık ücretleri ise yüzde 10,7 artışla bin 857 lira oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılına ilişkin "Tarımsal İşletme İşgücü Ücret Yapısı İstatistiklerini" açıkladı.
Buna göre, mevsimlik kadın işçilerin günlük ücretleri yüzde 13,5 artış göstererek 60 liraya, erkek işçi ücretleri yüzde 10,1 artışla 73 liraya yükseldi. Sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücret kadın işçiler için yüzde 8,2 artışla bin 576 liraya, erkek işçiler için ise yüzde 12,1 artışla bin 921 liraya çıktı.
Tarımsal işletmelerde geçen yıl mevsimlik tarım işçilerinin ortalama günlük ücretleri 2016 yılına göre yüzde 12,7 artarak 66 lira, sürekli tarım işçilerinin aylık ücretleri ise yüzde 10,7 artarak bin 857 lira olarak hesaplandı.
Seçilmiş faaliyet türlerine göre mevsimlik işçilere ödenen günlük ücretlere bakıldığında, en fazla mevsimlik işçi çalıştırılan faaliyetlerden çapalama için kadın işçilere 53 lira, erkek işçilere 57 lira, hasat için kadın işçilere 65 lira ve erkek işçilere ise 71 lira ödeme yapıldı.
Tarımsal işletmelerde mevsimlik tarım işçilerine yapılan en yüksek günlük ücret ödemesi kadın işçiler için 79 lira ile Ordu'da, erkek işçiler için ise 104 lira ile Ardahan'da gerçekleşti. En düşük ücret ise kadın işçiler için 36 lira, erkek işçiler için 46 lira ile Hatay'da görüldü.
Sürekli tarım işçilerinde aylık ücretlere bakıldığında, kadın işçilere bin 850 lira ile Ankara, erkek işçilere 2 bin 854 lira ile Bursa en yüksek ödeme yapılan iller oldu. En düşük ücretler kadın işçiler için 800 lira ile Samsun'da, erkek işçiler için bin lira ile Kilis'te ödendi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılına ilişkin "Tarımsal İşletme İşgücü Ücret Yapısı İstatistiklerini" açıkladı.
Buna göre, mevsimlik kadın işçilerin günlük ücretleri yüzde 13,5 artış göstererek 60 liraya, erkek işçi ücretleri yüzde 10,1 artışla 73 liraya yükseldi. Sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücret kadın işçiler için yüzde 8,2 artışla bin 576 liraya, erkek işçiler için ise yüzde 12,1 artışla bin 921 liraya çıktı.
Tarımsal işletmelerde geçen yıl mevsimlik tarım işçilerinin ortalama günlük ücretleri 2016 yılına göre yüzde 12,7 artarak 66 lira, sürekli tarım işçilerinin aylık ücretleri ise yüzde 10,7 artarak bin 857 lira olarak hesaplandı.
Seçilmiş faaliyet türlerine göre mevsimlik işçilere ödenen günlük ücretlere bakıldığında, en fazla mevsimlik işçi çalıştırılan faaliyetlerden çapalama için kadın işçilere 53 lira, erkek işçilere 57 lira, hasat için kadın işçilere 65 lira ve erkek işçilere ise 71 lira ödeme yapıldı.
Tarımsal işletmelerde mevsimlik tarım işçilerine yapılan en yüksek günlük ücret ödemesi kadın işçiler için 79 lira ile Ordu'da, erkek işçiler için ise 104 lira ile Ardahan'da gerçekleşti. En düşük ücret ise kadın işçiler için 36 lira, erkek işçiler için 46 lira ile Hatay'da görüldü.
Sürekli tarım işçilerinde aylık ücretlere bakıldığında, kadın işçilere bin 850 lira ile Ankara, erkek işçilere 2 bin 854 lira ile Bursa en yüksek ödeme yapılan iller oldu. En düşük ücretler kadın işçiler için 800 lira ile Samsun'da, erkek işçiler için bin lira ile Kilis'te ödendi.
6 Şubat 2018 Salı
Sivas'ta karantina sona erdi! Tekrar açılıyor
Sivas'ın Şarkışla ilçesinde, şap hastalığı nedeniyle yaklaşık 1,5 aydır kapalı tutulan Türkiye'nin en büyük canlı hayvan pazarının cumartesi günü tekrar açılacağı bildirildi
Sivas Şarkışla'da, ilçe Hıfzısıhha kurulu toplantısı Şarkışla Belediye Başkanı Ahmet Turgay Oğuz başkanlığında düzenlendi. Başkan Oğuz, toplantıda yaptığı konuşmada yaklaşık 1,5 ay önce ilçede görülen şap hastalığı nedeniyle alınan tedbirler kapsamında hayvan pazarının kapatıldığını anımsattı.
Gerekli aşı çalışmaları ve alınan önlemlerle hastalığın ortadan kaldırılması üzerine Sivas Valiliğinin hayvan pazarının yeniden açılması yönünde karar verdiğini dile getiren Oğuz, pazara giriş çıkış yapan hayvanların denetimiyle ilgili önlemleri alacaklarını ifade etti.
SAĞLIK RAPORU ARANACAK
Oğuz, pazar alanına il dışından getirilen hayvanlarda veteriner sağlık raporu aranacağını, kulak küpesiz, pasaportsuz, nakil belgesiz ve veteriner sağlık raporu olmayan hayvanların pazara alınmayacağını kaydetti.
Belediye Başkanı Oğuz, canlı hayvan pazarının, cumartesi günü açılacağını bildirdi.
Sivas Şarkışla'da, ilçe Hıfzısıhha kurulu toplantısı Şarkışla Belediye Başkanı Ahmet Turgay Oğuz başkanlığında düzenlendi. Başkan Oğuz, toplantıda yaptığı konuşmada yaklaşık 1,5 ay önce ilçede görülen şap hastalığı nedeniyle alınan tedbirler kapsamında hayvan pazarının kapatıldığını anımsattı.
Gerekli aşı çalışmaları ve alınan önlemlerle hastalığın ortadan kaldırılması üzerine Sivas Valiliğinin hayvan pazarının yeniden açılması yönünde karar verdiğini dile getiren Oğuz, pazara giriş çıkış yapan hayvanların denetimiyle ilgili önlemleri alacaklarını ifade etti.
SAĞLIK RAPORU ARANACAK
Oğuz, pazar alanına il dışından getirilen hayvanlarda veteriner sağlık raporu aranacağını, kulak küpesiz, pasaportsuz, nakil belgesiz ve veteriner sağlık raporu olmayan hayvanların pazara alınmayacağını kaydetti.
Belediye Başkanı Oğuz, canlı hayvan pazarının, cumartesi günü açılacağını bildirdi.
1 Şubat 2018 Perşembe
Çiftçinin asistanı TürkTraktör'den
TürkTraktör Genel Müdürü Votta, Türk ekonomisinin çok dirençli olduğunu söyledi, Türk bankacılık sistemini övdü. Votta, 'Asistan' adını verdikleri yeni mobil uygulamayla çiftçilerin iş hayatlarını daha verimli düzenleyebileceklerini ifade etti
TürkTraktör Genel Müdürü Marco Votta, Türkiye ekonomisinin çok dirençli olduğunu belirterek, "Türkiye'de bankacılık sektörü AB ülkelerinin bankacılık sektörlerinin birçoğundan çok daha iyi bir seviyede." dedi.
İzmir'in Konak ilçesinde bir otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Votta, çiftçinin ürünlere daha kolay ulaşabilmesini sağlayan TürkTraktör Finans hizmetini yenilikçi bir çözüm olarak 2017'de sunmaya başladıklarını söyledi. Türkiye'de satılan her 2 traktörden birinin TürkTraktör markasını taşıdığını vurgulayan Votta, 130 ülkeye ihracat yaptıklarını kaydetti.
Türkiye'de 2017'de traktör üretim rekoru kırıldığına işaret eden Votta, tarımda dijitalleşme için çiftçilerin eğitilmesi gerektiğini vurguladı.
Bilinçli Çiftçi Projesi
Votta, TürkTraktör'ün 2017'nin sonunda başlattığı sosyal sorumluluk projesi Bilinçli Çiftçi, Güvenli Tarım Hareketi ile ilgili güncel bilgileri de paylaşarak, projenin ilk adımı olarak bir dijital yarışma düzenlediklerini ifade etti.
Yarışmaya 11 bin 500 kişinin katıldığını söyleyen Votta, "En fazla yanlış yapılan soruların detayına bakıldığında trafik kuralları, zor arazi koşullarında ve ekipman kullanımında bilgi eksikliği görüldü. Sonuçlara göre yüzde 55 oranındaki katılımcı ise Güvenli Sürüş Eğitimi almak istediklerini ifade edip, gelişime ne kadar açık olduklarını gösterdiler." ifadesini kullandı.
Çiftçinin asistanı TürkTraktör'den
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de teknoloji kullanımının artırılmasının tarımı geliştirecek en önemli unsurlardan biri olduğuna dikkati çeken Votta, TürkTraktör olarak bu kapsamda farklı yeniliklere imza attıklarını belirtti.
Votta, bu kapsamda ''Asistan'' adını verdikleri mobil bir uygulama geliştirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Bununla başta çiftçiler olmak üzere uygulamayı kullanan herkesin sosyal ve iş hayatını daha verimli planlayabilmesine destek oluyoruz. Asistan'ı pratik bir şekilde cep telefonu veya tabletlerine indiren kullanıcılar bulundukları bölgenin hava durumundan sektörel haberlere, tarlalarına ektikleri ürünlerin fiyatlarına kadar birçok farklı bilgiye ulaşabiliyorlar. Buna ek olarak hızlı ve kolay bir şekilde bulundukları konuma bağlı olarak en yakın servisten randevu talep edebiliyorlar. Asistan aynı zamanda uygulama üzerinden sosyal medya paylaşımları yapılmasına da olanak tanıyor."
Türkiye'nin bankacılık sistemine övgü
Türkiye'de döviz kurlarının dalgalı seyir izlediğini dile getiren Votta, bunun Türkiye'ye yatırım yapmak için bir engel olmadığını ifade etti.
Votta, dünya genelinde ekonomik olarak sıkıntılar olduğuna işaret ederek, "Ülkelerde krizler genellikle finans sektörünün ve mali disiplinin kötü olmasından kaynaklanır. Türk ekonomisi çok dirençli. Türkiye'de bankacılık sektörü AB ülkelerinin bankacılık sektörlerinin bir çoğundan çok daha iyi bir seviyede." değerlendirmesinde bulundu.
21 Ocak 2018 Pazar
Etçi tavukların korunmasında AB kriteri
AB mevzuatına uyum çerçevesinde etçi tavukların, bakıldıkları ve yetiştirildikleri koşulların asgari standartları belirlendi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Avrupa Birliği (AB) mevzuatına uyum çerçevesinde etçi tavukların, bakıldıkları ve yetiştirildikleri koşulların asgari standartlarını belirledi. Etçi̇ Tavukların Korunması İle İlgi̇li̇ Asgari̇ Standartlara i̇li̇şki̇n Yönetmeli̇k, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Söz konusu hayvanların su ve yem ihtiyacı, barınma koşulları ile bulundukları ortamın nem, sıcaklık, ses ve aydınlatma seviyelerine ilişkin standartları belirleyen yönetmelik, kapalı alanda ekstansif yetiştirilen ve açık alanlarda beslenen tavukları, organik olarak yetiştirilen tavukları, etçi tavuk sayısı 500'den az olan işletmeleri, sadece damızlık amaçlı yetiştiricilik yapan işletmeleri ve kuluçkahaneleri kapsamayacak.
Gerekli olan tüm denetimler, izleme ve takip faaliyetleri il/ilçe müdürlüğü tarafından veya yetkilendirilmiş veteriner hekim tarafından gerçekleştirilecek. Söz konusu denetimler, her bir ilde yetiştirilen hayvanların sayısı dikkate alınarak yeterli oranda uygulanacak.
İl/ilçe müdürlükleri, gerçekleştirilen işletme denetimleri sırasındaki değerlendirmeleri uyarınca 1 Haziran 2022'ye kadar bakıcıların mevcut tecrübelerinin konuyla ilgili bir eğitim programına katılım ile eş değer olduğunu kabul edebilecek. Bu durumda il/ilçe müdürlüğü söz konusu eş değerliği tasdik edecek bir sertifika düzenleyecek.
Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun ilgili hükümlerine göre idari yaptırımlar uygulanacak. Yönetmelik, 31 Aralık 2019'da yürürlüğe girecek.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Avrupa Birliği (AB) mevzuatına uyum çerçevesinde etçi tavukların, bakıldıkları ve yetiştirildikleri koşulların asgari standartlarını belirledi. Etçi̇ Tavukların Korunması İle İlgi̇li̇ Asgari̇ Standartlara i̇li̇şki̇n Yönetmeli̇k, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Söz konusu hayvanların su ve yem ihtiyacı, barınma koşulları ile bulundukları ortamın nem, sıcaklık, ses ve aydınlatma seviyelerine ilişkin standartları belirleyen yönetmelik, kapalı alanda ekstansif yetiştirilen ve açık alanlarda beslenen tavukları, organik olarak yetiştirilen tavukları, etçi tavuk sayısı 500'den az olan işletmeleri, sadece damızlık amaçlı yetiştiricilik yapan işletmeleri ve kuluçkahaneleri kapsamayacak.
Gerekli olan tüm denetimler, izleme ve takip faaliyetleri il/ilçe müdürlüğü tarafından veya yetkilendirilmiş veteriner hekim tarafından gerçekleştirilecek. Söz konusu denetimler, her bir ilde yetiştirilen hayvanların sayısı dikkate alınarak yeterli oranda uygulanacak.
İl/ilçe müdürlükleri, gerçekleştirilen işletme denetimleri sırasındaki değerlendirmeleri uyarınca 1 Haziran 2022'ye kadar bakıcıların mevcut tecrübelerinin konuyla ilgili bir eğitim programına katılım ile eş değer olduğunu kabul edebilecek. Bu durumda il/ilçe müdürlüğü söz konusu eş değerliği tasdik edecek bir sertifika düzenleyecek.
Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun ilgili hükümlerine göre idari yaptırımlar uygulanacak. Yönetmelik, 31 Aralık 2019'da yürürlüğe girecek.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)