21 Ocak 2019 Pazartesi

"Türkiye'de tarım evrim geçirmektedir"

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli "Tarım, ülkemizde bilişim teknolojilerinin gelişimiyle insana, bitkiye, hayvana, çevreye duyarlı, üretimde kalite e verimlilik artışına olanak sağlayan ciddi bir evrim geçirmektedir.” dedi.
BERLİN (AA) - Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Tarım, ülkemizde bilişim teknolojilerinin gelişimiyle insana, bitkiye, hayvana, çevreye duyarlı, üretimde kalite ve verimlilik artışına olanak sağlayan ciddi bir evrim geçirmektedir.” dedi.

11. Dünya Gıda ve Tarım Forumu kapsamında düzenlenen Tarım Bakanları Konferansı, Almanya'nın başkenti Berlin'deki Alman Dışişleri Bakanlığında başladı. Pakdemirli, 70 ülkeden tarım bakanlarının katıldığı konferansta, "Tarım ve kırsal bölgelerde yapısal değişiklikler" konulu oturumu yönetti.

Pakdemirli, her topluluk için hayati öneme sahip olan tarımın dünyanın üzerinde en çok durduğu konulardan biri olduğunu dile getirerek, "Tarım teknolojilerinin sürdürülebilir tarımsal kalkınma ve gıda güvenliği için önemi gün geçtikçe artmaktadır." diye konuştu.

Küresel nüfusun, 2050'ye kadar 10 milyar civarına ulaşmasının tahmin edildiğini ve artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak için küresel gıda üretiminin ikiye katlanması gerektiğini ifade eden Pakdemirli, doğal kaynakların kısıtlı olduğunu ve tarımın iklim değişikliği gibi ek sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Pakdemirli, bu sorunlarla mücadele etmek için çözümler bulmak zorunda olduklarını vurgulayarak, "Günümüz dünyasında, çözüm teknolojinin kullanımıdır.” dedi.

Tarımda girdi optimizasyonu sağlayan karar destek sistemlerinin ve endüstri 4.0, akıllı tarım gibi bilişim teknolojilerinden yararlanılmasının toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımında çok önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden Pakdemirli, teknolojinin de bu önemli sektörün entegre bir parçası olmaya devam ettiğini kaydetti.

Pakdemirli, geçmişten bu yana yapılan uygulamaların, tarımda hedeflenen verim ve üretim miktarına ulaşmak için üç anahtar unsurun gerekli olduğunu gösterdiğini anlatarak, bu üç unsuru “bilgi”, “teknoloji” ve “yönetim” olarak sıraladı.

Endüstri devriminin mekanizasyonu ve sentetik gübreleri ile teknoloji çağının genetik mühendisliğini ortaya çıkardığını dile getiren Pakdemirli, bugün de bilgi çağının hassas tarımı ortaya çıkardığını söyledi.

Günümüzün tarımsal faaliyetlerinin sadece tarım yapanlar, çiftçiler tarafından değil aynı zamanda toplumun büyük bir kesimince sorgulandığını söyleyen Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Özellikle karlılık sorunu ve çevresel etkinin getirdiği çekinceler, tarımla uğraşan kesimi yeni teknolojiler araştırmaya ve bunları uygulamaya yöneltmiştir. Tarımda teknolojinin daha fazla kullanılması, GPS (küresel konumlama sistemi) ile pozisyon belirleme, kablosuz iletişim ve bilgi teknolojileri çiftçilerin yani tarım kesiminin arazi ile olan ilişkilerini değiştirmektedir.

Çiftçiler artık, ekimden gübrelemeye ve hasattan ilaçlamaya kadar arazilerindeki her bir operasyonu dekarlardan metrelere indirgeyecek şekilde kontrol edebilmekte, uygulanan işlemleri etkinliği artıracak şekilde yönetebilmekte, sonuçta daha çok verim ve üretim elde etmektedirler. Bunun yanı sıra, makine kontrol sistemleri, arazi operasyonlarında maliyetleri düşüren uygulamaları zamandan tasarruf sağlayarak gerçekleştiren ekipman otomasyonunu sağlamaktadır.”

Tarımın, kırsal kalkınmanın lokomotifi olduğunu söyleyen Pakdemirli, "Sürdürülebilir kırsal kalkınma için de toprak, su, mera ve orman gibi doğal kaynakların verimliliğini artırıcı tedbirler ile birlikte entegre kırsal kalkınma projelerinin uygulanması büyük önem taşımaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlara Türkiye’deki tarımı anlatan Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Tarım, ülkemizde bilişim teknolojilerinin gelişimiyle insana, bitkiye, hayvana, çevreye duyarlı, üretimde kalite ve verimlilik artışına olanak sağlayan ciddi bir evrim geçirmektedir. Birçok kurum ile entegrasyon içerisinde çiftçilerimize çok daha iyi hizmet verecek altyapıyı sağlama yönünde birçok bilişim projelerini tamamladık. Bu bağlamda, Bakanlığımız, 2008 yılında, şu anda Tarımsal İzleme ve Bilgi Sistemi (TARBIL) olarak anılan, iddialı bir projeyi başlatmıştır. TARBIL’in geniş bir kapsamı bulunmaktadır. Tarım Parsel Bilgi Sistemi kurulmuştur.

Her bir tarım parseline tarım parseli kimlik numarası (PKN) verildi. Tarımsal üretim parsel bazında izlenebilmektedir. Geliştirdiğimiz sistem Türk tarımının geleceği için önemlidir. Çalışma kapsamında 330 adet SPOT 5 uydu görüntüsü, toplam 16 bin 500 adet kontrol noktası atılarak ortorektifiye edilmiş, projeksiyon dönüşümleri gerçekleştirilmiştir. SPOT uydu görüntüleri üzerinden tarım parselleri çizilmiş, bu parseller içerisindeki tüm tarım dışı kullanımlar ayırt edilmiştir. Toplam 48 milyon 500 bin kadastro parseli ve rızai taksimli yaklaşık 32 milyon 598 bin tarım parseli sayısallaştırılmıştır. Verim tahmin modelleri geliştirilmiş, il bazında verim tahmin haritaları oluşturulmuştur."

Pakdemirli, Türk çiftçilerin birçok başvuru ve sorgulamayı yapabildiği çiftçi portalının hayata geçirildiğini belirterek, “Portal e-devlet üzerinden de hizmet vermektedir. Kısacası, kurduğumuz ve geliştirdiğimiz bu sistem Türk tarımının geleceği için önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Almanya Gıda ve Tarım Bakanı Julia Klöckner de tarımdaki sorunlara çözüm bulmak için uluslararası iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Daha fazla insan için daha fazla gıda üretmeliyiz. Bunun için dijitalleşme konusunda gerekli toplumsal adımların atılması önemli.” dedi.

Konferansta, söz alan Gana Cumhuriyeti ve Finlandiya’dan gelen genç çiftçiler, karşılaştıkları sorunları bakanlara anlattı.

14 Ocak 2019 Pazartesi

Kenevir için ilk gün 2 bin yatırımcı aradı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı” demesinin ardından, 2 bin işadamı Kendir Enstitüsü’ne yatırım için telefon etti
İsrail'ilin 1960'dan beri, ABD'nin ve Almanya'nın uzun yıllardır sürdürdüğü, Rusya'nın ise 30 Aralık 2018'de üretimi için yasa çıkardığı yıllık 5 milyar dolarlık ticaretinin olduğu endüstriyel kenevir tarımı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, yaptığı açıklama sonrası binlerce yatırımcı harekete geçti. Erdoğan, "Anacığım evde file dokurdu. File ile alışveriş yapar gelirdik. Bunun toprakla bir dostluğu var. O zamanlar bunlar kenevirden yapılırdı. Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Keneviri ithal ediyoruz. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı. Şu anda bunun çalışmasını yapıyoruz" demişti. Açıklamanın ardından yatırımcılar harekete geçti.

SİYASİ DESTEK

Sabah'ın haberine göre Türkiye'de uyuşturucu etken maddesi olmayan kenevir üretilmesi için Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi çatısı altında kurulan Kendir (Kenevir) Enstitüsü Başkanı Erdem Ulaş'a, yatırımcılardan 2 bine yakın telefon ya da mesaj geldi. Almanya'da tıbbi kenevir ürünlerinde talebe yetişilemediğini söyleyen Ulaş, "Cumhurbaşkanımızın açıklamasının ardından, TBMM'de komisyon üyelerine bilgi verdim. Tüm siyasi partiler projeyi destekliyor. Bazı vekillerimiz kenevirin sadece uyuşturucu ile ilgili olduğunu düşünüyor. Ama bu yanlış algıyı kırmaya başladık. Kenevirden esrar üretmek için THC maddesinin olması gerekiyor. Bunun olmadığı kenevir cinsleri var. Proje tam olarak memleket meselesi niteliğinde" dedi.



KAĞIT İTHALATI BİTER

Mucize Bitki Kenevir isimli bir de kitap yazan Ulaş, Türkiye'nin kağıt ithalatını tamamen bitirecek olan keneviri Türkiye'deki çiftçilerin hiç bilmediğini söyledi. Ulaş, hedefin yerli tohum üretmek olduğunu belirterek, 10 yıl içerisinde yıllık 100 milyar dolarlık ihracatın mümkün olduğunu vurguladı. Ulaş, "Otomobillerin kaportaları kenevirden üretiliyor ve çelikten 10 kat daha dayanıklı. 50 bin çeşit ürün üretiliyor. Plastiğin kullanıldığı her alanda hammadde olarak kullanılabilir. Çok büyük bir kullanım alanı var" diye konuştu.

KENEVİRİN FAYDALARI NELER?

Kenevir yağı, mükemmel ve eşsiz yağ asitlerine sahip.
İyi kurutulmuş kenevir tohumlarından soğuk sıkımla elde edilen yağ çok kıymetli.
Kenevir yağının yapısında, Omega-3 ve Omega- 6 gibi esansiyel yağ asitleri mükemmel bir denge içerisinde.
Çelikten 10 kat sağlam.
Bir dönümlük kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretiyor.
Bir dönümünden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar.
Bir ağaç 20-50 yılda yetişir, kenevirse dört ayda.
Kenevirler 8 kez kâğıda dönüştürülebilir, ağaç 3 kere.
Kendisini böceklerden korumak için tarım ilacına ihtiyacı yoktur, dayanıklıdır.
Tüm petrokimya ürünleri yenilenebilir olarak kenevirden daha ucuza üretilebilir.
Kenevirin kullanıldığı sektörler: İlaç, kâğıt, bio yakıt, kumaş, otomotiv, petrol ve petrokimya, kozmetik ve sabun yapımı.
AIDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini, ayrıca ağrıyı azaltmada kullanılıyor.
Glokom, artrit, romatizma, kalp, sara, astım, mide, uykusuzluk, omurga rahatsızlıkları gibi en az 250 hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

KANSERİ ÖNLEYİCİ ÜRÜN İÇİN AR-GE YAPILIYOR

Kenevir, dünyada tamamlayıcı tıp ürünü olarak kullanılırken, Türkiye'de de bu alanda çalışmalar başladı. İbn-i Sina Ar-Ge Merkezi Müdürü Beril Koparal, merkezlerinde bütünleyici tıp adına TÜBİTAK ve AB ile ortak projeler yürüttüklerini ve özellikle kanser için hastalığın meydana gelmeden engellenmesi üzerine çalıştıklarını belirtti. Türkiye'de yasal olarak sadece kenevir tohumunun saf yağını kullanabildiklerini belirten Koparal, "Yasal düzenlemeler yapılırsa bu tarz ürünler Türkiye'de üretilebilir. Biz bu nedenle ABD'de araştırma yapabiliyoruz. Keşke, Türkiye'de de yapabilsek" dedi.

12 Ocak 2019 Cumartesi

19 ile kenevir piyangosu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üretiminin artırılacağını söylemesiyle, kenevir üretimi izni bulunan 19 ildeki çiftçileri heyecan sardı. Maliyeti yüksek olduğu için kenevire ilgi göstermeyen çiftçiler, verilecek teşvikleri merakla bekliyor.
Türkiye'de üretimi 1933 yılında mevzuata bağlanan kenevir, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 29 Eylül 2016'da yayınladığı Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik ile izne tabi kültür bitkisi statüsüne alındı. Yönetmelikle 18 olan il sayısı 19'a çıkarıldı. Şanlıurfa ili çıkarılıp Bartın ve Karabük illeri eklenerek Amasya, Antalya, Burdur, Çorum, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak olmak üzere 19 ilde bakanlığın izniyle kenevir üretilmesi kararlaştırıldı. Yönetmelikle daha önce 1 Ocak-28 Şubat olan bakanlıktan izin alma süresi 1 Ocak-1 Nisan olarak uzatıldı. Ancak bu yönetmeliğin çıkarılması da üretim artışını sağlamadı. Gerek tohumunun İsrail'den hibrit olarak getirilmesi gerekse de üretim teşviğinin bulunmaması, maliyeti yüksek olduğu için üreticinin ilgisini çekmedi. Ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yapılacak çalışmalarla kenevir üretiminin artırılacağına ilişkin açıklamaları, başta Rize'nin Kendirli İlçesi olmak üzere üretim izni bulunan illerdeki çiftçileri heyecanlandırdı. Şimdi bu illerde üretime ne gibi teşviklerin verileceği merakla bekleniyor.

15 YILDA ÜRETİMİ AZALDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceki günkü konuşmasında söylediği “Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Biz keneviri ithal ediyoruz. Kenevire dayalı yapılması gereken şeyler varsa ithal ürünlerle yapılıyor” sözleri ise gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Rakamlar, kenevir üretiminin AKP iktidarı döneminde büyük düşüş yaşadığını gösteriyor. 1980'li yıllarda 14 bin ton olan kenevir üretimi 2000 yılında 1244 tonken AKP iktidarı döneminde hızla düşmeye başladı.

2004'te 30 tona düşen yıllık üretim, 2013 yılından bu yana 1 ton olarak seyrediyor. 2016'daki yönetmelik de üretim rakamını artırmaya yetmedi. Kenevir ithalatı ise AKP döneminde adeta patladı. 2000 yılında 592 tonluk kenevir tohumu ithalatı için 321 bin 479 dolar ödenirken, 2017'de bin 921 ton için ödenen rakam 2 milyon 372 bin dolara çıktı.

4 MİLYAR DOLARLIK PAZAR HIZLI BÜYÜYOR

Nüfus artışına ve birçok ülkede kullanımının serbest bırakılmasına paralel olarak kenevir pazarı hızlı bir büyüme trendi izliyor. Kenevir bitkisinden lif ile kağıt ve yakacak hammaddesi üretilirken, tohumu ise ilaç, yağ ve kuş yemi olarak kullanılıyor. Grand View Research raporuna göre, 36 ülkede üretimi yapılan endüstriyel kenevirin 2017 yılında 4 milyar dolar olan parasal büyüklüğünün 2025 yılında 11 milyar dolara çıkması bekleniyor. Dünyanın en büyük kenevir üreticileri ABD, Kanada, Çin, Hindistan, Japonya, Brezilya, Almanya, Fransa ve İngiltere olarak sıralanıyor.

(Sözcü)