27 Ağustos 2020 Perşembe

Ata tohumlarından ürün yetiştiren ziraat mühendisi hayalini gerçekleştirdi

 Bolu'nun Mudurnu ilçesinde yaşayan ziraat mühendisi Muhterem Özsoy Çilata, üniversiteden mezun olduktan sonra evlenerek yerleştiği köyündeki bahçesinde, "ata tohumları"ndan ürün yetiştirerek hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor.

Bolu'nun Mudurnu ilçesinde yaşayan ziraat mühendisi Muhterem Özsoy Çilata, üniversiteden mezun olduktan sonra evlenerek yerleştiği köyündeki bahçesinde, "ata tohumları"ndan ürün yetiştirerek hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor.

Ankara Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra evlenerek köyüne yerleşen 30 yaşındaki Çilata, babadan kalma 8 dönümlük bahçede tarım yapmaya karar verdi.

Mudurnu'ya yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan Kabaca Dibi mevkisindeki bahçeye ilk olarak bölgede yetiştirilmeyen bamya eken Çilata, beklentisinin üstünde verim aldı.Bunun üzerine tarımsal faaliyetlerini geliştirmek için harekete geçen Çilata, çevresinden temin ettiği ata tohumlarını bahçesinde toprakla buluşturdu.
Bahçesinde, hiçbir şekilde kimyasal ürün kullanmayan Çilata, tüm sebze ve meyvelerini, tavuk ve sığır gübresi ile odun küllerini karıştırarak elde ettiği kompost gübreyle yetiştiriyor.Okulda öğrendikleri ile geleneksel tarım metotlarını birleştiren Çilata, domates, nohut, fasulye, su kabağının yanı sıra kudret narı, kavun, karpuz, safran, lavanta, goji berry, Meksika karpuzu ve tatlı patates üretimi yapıyor.

Burada hayallerimi gerçekleştirdim

Çilata, yaptığı açıklamada köyüne ilk yerleştiğinde bölgede bamya üretiminin az olduğunu fark ederek bahçesinde sadece bu ürünü yetiştirdiğini ancak zaman geçtikçe ürün yelpazesini genişlettiğini söyledi.Okulda öğrendiği bilgiler ile geleneksel tarım metotlarını birleştirdiğini ifade eden Çilata, "Hiçbir yerden destek almıyorum. Bu bahçeyi eşimle oluşturduk ve bahçenin bakımını da birlikte yapıyoruz. Atalık tohumları burada yaşatmaya çalışıyorum. Bahçemde ilaçsız ürünler yetiştiriyorum. Tavuk ve sığır gübresi ile odun külünü karıştırarak gübre elde edip kompost olarak damlama sulama yapıyorum. Bunlara peynir altı suyu da dahil olmak üzere benzeri besleyici takviyeler yapıyorum." diye konuştu.

Çilata, çok büyük maddi gelir beklemediğini sadece hayallerini gerçekleştirmek istediğini dile getirerek, "Çok güzel verim alıyorum. Burada hayallerimi gerçekleştirdim. Çok maddi bir beklentim yok." dedi.

Çeşitli ürünler yetiştirdiğini anlatan Çilata, şöyle devam etti:"Çok güzel bamya yetişti. Bunun yanında tatlı patates denemem oldu. Tatlı patates Bolu'da yok. Su kabakları devasa boyda yetişti. 8 dönümlük alanımızda yaklaşık 100 çeşit ürün yetiştirdik. Bahçemde Kıbrıs ıspanağı, kudret narı, Avustralya domatesi, ayçiçeği, pepino, ağaç kavunu, kök rezene, Meksika mini karpuzu, renkli pazılar, tatlı patates var. Ayrıca lavanta bitkisini de deneme amaçlı yaptık.

Yani her çeşit ürün Mudurnu'da yetişebiliyor. Herkesin denemesi lazım. Bu ürünlerin içinde çalışmak bana zevk veriyor. Yaptığım işten zevk alıyorum, mutlu oluyorum. İnsanlar ürünlerimi alıp da 'Ne güzel olmuş, siz mi üretiyorsunuz?' dedikleri zaman içim kıpır kıpır oluyor."

Bölgede çiftçilik yapanlara tavsiyede bulunan Çilata, "Köylerde çiftçiler, biri ne ekerse diğeri de onu ekiyor. Sonra ne oluyor? Bu sefer aynı şeyden çok ürün oluyor. Para kazanamıyor aksine zarar da ediyorlar. Çiftçiler bölgelerinde ne ekilip ne ekilmeyeceğini araştırmıyor. Araştırsınlar, değişik ürünler yetiştirirlerse daha güzel para kazanırlar." dedi.

9 Ağustos 2020 Pazar

Sağlıklı gıda için 9 tarım ilacına yasak, 7 tanesine kısıtlama getirildi

 Avrupa’nın birinci, dünyanın yedinci büyük tarım ülkesi Türkiye, bir yandan tarımsal üretimini arttırmak için projeleri hayata geçirirken, diğer yandan ürettiği tarım ürünlerinin daha sağlıklı olması için adımlar atıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı geçtiğimiz haziran ayında hastalık ve zararlı organizmaların ürüne zarar vermesini önlemek için kullanılan 16 tarım ilacını (bitki koruma ürünü) yasaklamışken, 5 Ağustos 2020 tarihinde bu listeye 9 pestisiti daha ilave etti. 7 pestisitin ise; Aralık 2021 tarihinde yeniden yapılacak değerlendirmeye kadar kullanım alanlarının kısıtlanmasına karar verdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu kararını 81 il müdürlüğüne genelge ile duyurduğunu belirten Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, 2009 yılından beri Türkiye’de kullanımı yasaklanan ve kısıtlanan pestisitlerin sayısının 220’e ulaştığını kaydetti.

Dünya piyasalarında elimiz güçleniyor

Tüketici taleplerinin, dünya genelinde gıda üretimini şekillendirdiğinin altını çizen Celep, “Dünya genelinde sağlıklı gıda tüketmek isteyen tüketici kitlesinin sayısı hızla artıyor. Pandemiyle birlikte sağlıklı gıdaya yöneliş daha da arttı. Yaklaşık 35 yıldır organik tarım ve iyi tarım uygulamaları ile dünyaya gıda üretiyoruz. Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatı son bir yıllık dönemde 5 milyar doları aşmış durumda. Ege Bölgesi’nde Dikili’de ilk uygulaması hayata geçmek üzere olan Tarım İhtisas Organize Sanayi Bölgelerinin itici gücüyle orta vadede 10 milyar dolar tarım ürünleri ihracatı hedefliyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sağlıklı gıda üretimiyle ilgili hamleleri dünya piyasalarında elimizi güçlendiriyor. Sürdürülebilir üretim ve ihracatı destekleyici bu karardan dolayı Tarım ve Orman Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli nezdinde Tarım ve Orman Bakanlığımıza da teşekkür ederiz” diye konuştu.

“Tarladan çatala kadar olan zincirde, sağlıklı gıdanın bir tercih değil yeryüzündeki bütün canlıların hakkı” diyen Celep sözlerini şöyle tamamladı; “Çevreyi, insan sağlığını ve biyoçeşitliliği koruyan, doğa dostu üretim metotlarını destekleyerek üretim yapma konusunda büyük adımlar atıyoruz. Toprağın yapısını bozan, gıdalarımızın kaynağı olan toprağımızı kaybetmemize yol açabilen pestisitlerden hızla uzaklaşıyoruz. Böylece biyoçeşitlilik kaybının da önüne geçiyoruz.”

Türkiye’de zirai mücadele amacıyla kullanılan bitki koruma ürünlerinin ruhsatlandırılması, üretimi, ithalatı, piyasaya arzı ve kontrolü ile ilgili iş ve işlemler, 5996 sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" ile bu Kanuna bağlı olarak çıkarılan ilgili mevzuata göre Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılıyor. Söz konusu mevzuat çerçevesinde, Türkiye'de ilk kez ruhsatlandırılacak olan bitki koruma ürününün aktif maddesinin Avrupa Birliği veya G8 ülkelerinde ruhsatlı olması şartı aranıyor. Ayrıca, uluslararası kuruluşlarca insan ve çevre sağlığı ve benzeri konularda sakıncalı görülen aktif maddelerin kullanımının sonlandırılması halinde yine aynı mevzuat kapsamında bu aktif maddelerin ülkemizde de kullanımları Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sonlandırılıyor.

Tarımsal üretimde yasaklanan 9 pestisitin ithalatı, imalatı ve kullanımı sonlandırılırken, kullanım süresi sonunda piyasada bulunan söz konusu aktif maddeleri içeren bitki koruma ürünlerinin firmasınca toplanarak Bakanlığın bilgisi dahilinde imha edilmesi karara bağlandı.

Yasaklanan ve kısıtlanan aktif maddelerin farklı tarım ürünlerinde hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadelede kullanılan bitkisel koruma ürünlerinden oluşuyor.