Kanola ve aspirde hem tohum olarak hem de yağ olarak yapılacak ithalatta 1 Temmuz'a kadar gümrük vergileri sıfırlandı.
22 Mart 2021 Pazartesi
Ayçiçeği, kanola ve aspir ithalatında gümrük vergileri sıfırlandı
Zeytinyağı ihracatına 20 yıl sonra yasak geldi
31 Ekim 2021 tarihine kadar zeytinyağı dökme olarak ihraç edilemeyecek. Sadece kutulu, ambalajlı ihraç edilmesine izin veriliyor.
Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığının talebi üzerine 20 yıl aradan sonra zeytinyağının dökme olarak ihraç edilmesine yasak getirdi.
Bundan 20 yıl önce o zamanki adıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı 25 Aralık 2001 tarihinde aldığı kararla dökme zeytinyağı ihracatını 31 Ekim 2002 tarihine kadar yasaklamış ve büyük tartışmalara neden olmuştu. Aradan geçen 20 yılın sonunda yine zeytinyağının dökme olarak ihracatı yasaklandı. Alınan karar doğrultusunda 31 Ekim 2021 tarihine kadar zeytinyağı dökme olarak ihraç edilemeyecek. Sadece kutulu, ambalajlı ihraç edilmesine izin veriliyor.
Gerekçe; pandemi belirsizliği ve artan yağ fiyatları
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Harun Seçkin, dünyada yağ ticaretinde çok ciddi bir artış olduğunu, özellikle ayçiçeği yağının fiyatının bile zeytinyağı fiyatına yaklaştığını belirterek böyle bir kararın alınmasında koronavirüs pandemisinin yarattığı belirsizlik ortamının önemli bir etkisi olduğunu söyledi.
Telefonla görüştüğümüz Harun Seçkin, Rusya, Ukrayna ve bir çok ülkenin üreticisi oldukları ayçiçeğinde ham yağda ve diğer bazı ürünlerde ihracatı zorlaştıran önlemler aldıklarını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Şu anda herkes belirsizlikten şikayetçi. Önümüzü göremiyoruz. Yarın ne olacağını bilemiyoruz. Özellikle yağ konusunda bazı ülkeler ihtiyaçlarının da üzerinde ürün alıyor. Biz de bu çerçevede dökme olarak zeytinyağımızın ihracatına bir kısıtlamanın uygun olacağını düşündük. Ambalajlı ve kutulu olarak ihracatta bir sıkıntı yok. Yine 5 kilo, 20 kiloluk kutularda ambalajlarda ihracat yapılıyor. Ama dökme olarak elimizdeki yağı bu belirsizlik ortamında dışarıya vermemiz doğru değil. Bir çok ülke ürettiği, güçlü olduğu ürünlerde ihracata ek vergiler uyguluyor. Çünkü ihtiyacının üzerinde alım yapan, stok yapanlar da var."
"Tüketicinin lehine olacak"
Bu uygulama ile katma değeri daha yüksek markalı ve ambalajlı ürünlere de zemin hazırladıklarını anlatan Seçkin: " Alınan karar tamamen dünyanın durumundan, belirsizlikten kaynaklanıyor. Özellikle pandemi şartları önlem almaya zorluyor. Ayrıca tüketicinin lehine bir karardır. Hem fiyat yönüyle hem de ürünün bulunabilirliği açısından tüketiciyi koruyan bir uygulama." dedi.
İhracatçılar tepkili
Zeytinyağının dökme olarak ihraç edilmesine getirilen yasak ihracatçıların sert tepkisine neden oldu. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu 22 Mart Pazartesi günü basın toplantısı ile karara tepki göstermesi ve yasağın kalkmasını talep etmesi bekleniyor. Sezon ortasında ihracatın yasaklanmasının hem üreticiye hem de ülke ihracatına ciddi zarar vereceğini belirten ihracatçılar, yıllarca büyük çabalarla kazandıkları müşterileri, pazarları kaybedeceklerini iddia ediyor.
"Enflasyonu artmasın" diye üretici cezalandırılıyor
Bu yıl üretimin düşük olmasına bağlı olarak fiyatların bir miktar arttığına dikkat çeken ihracatçılar, Ankara'dan aldıkları bilgilere göre "zeytinyağı fiyatları gıda enflasyonunu artıracağı" gerekçesiyle yasak kararının alındığını, zeytinyağının gıda enflasyonundaki etkisinin yüzde 0.4 seviyelerinde olduğunu belirtiyor. İhracatçıların iddiası bu kararın zincir marketlerin baskısı ile alındığı yönünde. İç piyasada daha ucuza zeytinyağı satılması için zincir marketlerin bir süreden beri lobi yaptıkları, ihraç edilemeyen yağların marketlere yöneleceği vurgulanıyor.
Yağda ithalat serbest, ihracat yasak
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın talebi üzerine Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü zeytinyağının dökme olarak ihracatına yasak getirirken, bugün (20.3.2021)Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ayçiçeği, kanola ve aspir ham yağına ve tohum olarak ithalatına uygulanan vergiler sıfırlanarak kapılar sonuna kadar açıldı. Bitkisel yağda dökme zeytinyağına ihracat yasağı gelirken, ayçiçeği, aspir ve kanolanın ithalatına vergiler getirilerek kolaylaştırıldı.
İhracatın yüzde 50'den fazlası dökme
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği her ay düzenli olarak ihracat verilerini açıklıyor. Son olarak 15 Mart 2021'de yayınlanan verilere bakıldığında son iki sezonda da dökme zeytinyağı ihracatı toplam ihracatın yarısından fazla. Varilli olarak yapılan ihracatın da yasak kapsamında olduğu dikkate alındığında kutulu zeytinyağı ihracatı yüzde 50'nin altında.
Sezon itibariyle verilere bakıldığında, geçen sezon 1 Kasım 2019 ile 28 Şubat 2020 tarihleri arasında toplam 19 bin 714 bin ton zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi. Bu ihracatın yüzde 48'i dökme, yüzde 5'i varilli ve yüzde 47'si ise kutulu olarak ihraç edildi.
Bu sezon ise, 1 Kasım 2020'den 28 Şubat 2021'e kadar 16 bin 653 bin ton ihracat yapıldı. Bu ihracatın yüzde 47'si dökme, yüzde 4'ü varilli ve yüzde 49'u kutulu olarak ihraç edildi.
Alıntı:
https://www.dunya.com/ekonomi/zeytinyagi-ihracatina-20-yil-sonra-yasak-geldi-haberi-615139
12 Mart 2021 Cuma
Topraksız, temassız üretim... Havada yetişen çilek!
Antalya'da çilek üreticisi bir firma, serada 1 metre yükseklikte kurulu sistem üzerinde çilekler, çiçeklenmeden itibaren dalında olgunlaşma sürecinde birbirine temas etmeden yetiştirilip, yine temas etmeyecek şekilde paketlenerek satışa sunuluyor.
Antalya'nın Serik ve Korkuteli ilçeleriyle Burdur'un Gölhisar ilçesinde toplamda 600 dönümü aşkın alanda birçok çeşitte tarımsal üretimi olan Erüst Tarım, topraksız tarım tekniğiyle havada çilek üretimine başladı. Yaklaşık 5 dönüm serada, 1 metre yükseklikte kurulu sistem üzerinde yetiştirilen çilekler, çiçeklenmeden itibaren dalında olgunlaşma sürecinde birbirine temas etmiyor. Çilekler, paketlemede de birbirine temas etmeyecek şekilde hazırlanıyor.
"PAKAETLEMEDE BİRBİRİNE TEMAS ETMESİ NEDENİYLE RAF ÖMRÜ KISALIYOR"
Firma pazarlama müdürü Burak Akbulut, çileğin çok narin, birbirine dokunduğunda çabuk deforme olduğunu ve bozulduğunu belirterek, "Üretim aşamasında toprağa temas etmesi, paketlemede de birbirine temas etmesi nedeniyle çileğin raf ömrü ciddi düzeyde kısalıyor. Pazar veya marketten aldığınız çileği neredeyse aynı gün tüketmeniz gerekiyor. Yaklaşık 15 dönümlük serada topraksız çilek üretiyoruz. Toprakta üretime göre verim dört kat daha yüksek. Hem dayanıklılık hem de raf ömrü çok daha uzun. Renk ve aroması daha yoğun olduğundan en çok tercih edilen çilek türü. Hasat açısından da daha kolay, yaklaşık 1.5 metre yükseklikte, çilekler aşağı doğru sarkıyor ve ürünler birbirine dokunmuyor" dedi.
"ÖZEL BİR PAKETLEME TARZI OLUŞTURDUK"
Toplanan çilekler için özel bir paketleme tarzı oluşturduklarını aktaran Akbulut, "Çileklerin tek tek konulabildiği, yumurta kolileri gibi viyol şekilde yerleştirilen çilekler, birbirine temas etmeyerek daha uzun raf ömrüne sahip oluyor. Normalde çilekler birbirine sürtmesi nedeniyle deforme olur, toplandıktan sonra raf ömrü de en fazla 5-6 gündür. Bu üretim ve sosyal mesafeli paketleme yöntemiyle raf ömrü 10 güne kadar çıkıyor. Normal çileğin kilosu şu an 12 TL civarında, normaline göre bu çilek 3-4 TL daha pahalı. Şu an iç piyasa dışında Rusya ve Kazakistan'da haftada en az üç kez ürün gönderimi yapıyoruz" diye konuştu.
ÇİLEK ÜRETİMİ VE İHRACATI
Türkiye'de 2020 yılında 180 bin dekara yakın alanda toplam 546 bin tonu aşkın çilek üretimi gerçekleşti. 203 bin tonunu örtüaltı üretim oluştururken, Antalya'da 13 bin dekarı aşkın alanda 70 bin tona yakın çilek üretimi yapıldı. Hassas ve çabuk deforme olabilen bir meyve olduğu için ihracatı da zor olan çilekte Batı Akdeniz İhracatçıları Birliği (BAİB) verilerine göre, Antalya'dan 2020 yılında 2.1 milyon dolarlık çilek ihracatı yapıldı. Bu gelirle meyve türleri arasında en düşük ihracat yapılan ürünler arasında yer alan çilek, 2021 yılında ise 1 Ocak-8 Mart tarihleri arasındaki dönemde 150 bin dolarlık ihracat rakamına ulaştı.


