21 Eylül 2021 Salı

Tarımda dijital çözümler, ürün kayıplarını önlüyor

 Günümüzde her alanda olduğu gibi tarımda da verimlilik ve rekabet gücünü artıran dijital çözümlerin kullanımı yaygınlaşıyor.

Vodafone Business Dijital Tarım Çözümü, içinde bulunan sensör ve modüller aracılığı ile kurulu olduğu alanda havadan ve topraktan aldığı verileri analiz ederek tarımsal işlemler için size ‘en iyi zamanlama’ önerileri sunuyor ve erken uyarılar vererek ürün zaiyatı ve ekipman zararından kaçınmanıza yardımcı oluyor. 


Vodafone Business Dijital Tarım Çözümü ile üretiminizi uzaktan takip edebilir, daha verimli sulama, gübreleme ve ilaçlama yapabilir ve doğal afetlere karşı erken uyarı sistemi ile ürün kayıplarınızı önleyebilirsiniz. 


Bununla birlikte, tarladan aldığınız verimi en üst seviyelere çıkarırken elektrik, ilaç ve gübre miktarı gibi üretim maliyetlerini azaltmanızı sağlıyor. Son teknoloji destek ve karar mekanizması olan Vodafone Business Dijital Tarım Çözümü ile tarımsal üretiminizi verilerin gücüyle artırabilirsiniz.


Kaynak:

https://www.capital.com.tr/ceo-life/ceo-life-haberleri/tarimda-dijital-cozumler-urun-kayiplarini-onluyor


"Dijital tarımla verimi yüzde 35-40 artırdık"

 Tat Gıda, domates üreticilerinin de dijital teknolojileri kullanarak tarla verileri ile ürün performansı arasında ilişki kurmasına yönelik takip ve kayıt sistemini oluşturmasına destek veriyor.

Akıllı tarım teknolojilerine son 3 yılda 7,5 milyon TL’nin üzerinde yatırım yapan ve her yıl yaklaşık 2 bin 500 dekarlık alanda ileri dijital uygulamalarıyla üretim gerçekleştiren Tat Gıda, domates üreticilerinin de dijital teknolojileri kullanarak tarla verileri ile ürün performansı arasında ilişki kurmasına yönelik takip ve kayıt sistemini oluşturmasına destek veriyor. Çiftçinin gelişimi ve güçlenmesi amacıyla eğitimler veren ve bu konuda sektöre öncülük eden Tat Gıda, dijital tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla üretimde verimliliği arttırmayı ve tarımın geleceğine destek olmayı hedefliyor.


Son yıllarda daha belirgin şekilde hissedilen iklim krizi ve kuraklık nedeniyle, daha az kaynak kullanımı ile daha verimli üretimin öneminin arttığına, bunun çözümünün ise bilime dayalı dijital tarım ile mümkün olduğuna dikkat çeken Tat Gıda Genel Müdür Yardımcısı Hakan Turan, “Her yıl yaklaşık 2 bin 500 dekar alanda dijital tarım uygulamaları ile domates tarımı gerçekleştiriyoruz. Bilimsel temelli dijital tarım ile son derece başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Yaptığımız bu uygulamalarla ve iyi örneklerle çiftçiye rol model oluyoruz. Genç ve dinamik ziraat ekibimizle, devamlı olarak sahada yeni uygulamalar üzerinde çalışıyoruz. Bu alandaki tarım çalışmalarımız temel amacı uyguladığımız modern tarım teknikleri ile verimi artırmak ve bu tecrübeleri sözleşmeli çiftçilerimizle paylaşmak” dedi.




“Dijital tarım sayesinde maliyetleri ton ürün başına yüzde 30 düşürdük, verimi yüzde 35-40 oranında artırdık”


Tarımda dijital teknolojilerin kullanımına, yaygınlaştırılmasına ve sanayi domatesi tarımının gelişimine öncülük etmek amacıyla “Dijital Tarım Tarlası” konsepti ile domates üretmeye başladıklarını belirten Turan, şu bilgileri verdi:


“2019 ve 2020 yıllarında, uygulama alanını büyüterek, yaklaşık 2.500 dekarlık bir alanda dijital tarım çözümü ve uygulamalarının kullandık . Bursa Karacabey havzasında geleneksel yöntemlerle yapılan tarım sonucunda dekar başına elde edilen ortalama verim 7-8 ton iken, Tat Dijital Tarım Tarlası’nda dijital çözümler ve iyi tarım uygulamalarının yardımıyla dekar başına 10-11 ton seviyelerinde verim elde ettik. Bu da domates tarımında en iyi örneklerin görüldüğü Kaliforniya bölgesi sonuçları seviyesinde. Dekar başına verim artışı ile domates başına yetiştirme maliyetinin bölge ortalamasına göre yüzde 30 seviyelerinden daha düşük olduğunu görüyoruz. Biliyoruz ki dijital tarım bir zorunluluk. Dünyanın geleceği için tarımın ne kadar önem taşıdığının artık hepimiz farkındayız; daha az gübre, su, kimyasal gibi kaynak kullanımını azaltmak karbon ayak izini sıfırlamak için tarımda sürdürülebilirliğe yatırım yapmak mecburiyetindeyiz. Çiftçilerimiz de gün geçtikçe bu konuda daha da bilinçleniyor. Tat olarak, deneyimlerimizi üreticilerimizle paylaşarak, maliyet – verimlilik - sürdürülebilirlik ekseninde başarılı sonuçlar almalarına katkıda bulunduğumuz için mutluyuz.”




Tat Gıda’nın bu yıl 4.’sünü düzenledi ‘Dijital Tarla Günü’nde çiftçilerle bir araya gelerek, onlar için geliştirdikleri projeleri ve yatırımları paylaşma fırsatı bulduklarını söyleyen Turan, “Bu buluşmaların yanı sıra Tat Lider Çiftçi mobil uygulamamızla çiftçilerimizle sürekli olarak iletişimde olma imkanı elde ediyoruz. Mobil uygulama sayesinde çiftçilerimize önceden bilgilendirmelerde bulunabiliyor, tarlalarının gelişimini ve bitki sağlığını uydu görüntüleri ile analiz ediyoruz, ziraat mühendislerimizin yorum ve yönlendirmeleriyle birlikte çiftçilerimize ücretsiz bir şekilde bu uygulama üzerinden iletiyoruz. Dijital toprak analizi ile dakikalar içinde sonuç alabiliyoruz, otomatik dümenli traktörlerle verimli tarla kullanımı ve yakıt tasarrufu sağlıyoruz, sensörlerle nem kontrolu ve bu sayede su tasarrufu yapabiliyoruz” dedi.


“Gelecek yıl yeni dijital yatırımlar için 11 milyon TL’lik yatırım planlıyoruz”


Dijital tarım uygulamalarında bugün ulaşılan noktanın dünya seviyesinde olduğunu belirten ve dijital tarıma daha stratejik bir ajanda ile önümüzdeki yıllarda da yatırım yapmaya devam edeceklerini söyleyen Turan, “Geniş ölçekte veri toplama, karar destek sistemleri ve mekanizasyon konularının öncelikli yatırım alanlarımız olmasını planlıyoruz. Buradan elde edeceğimiz öğrenimleri çiftçilerimizle paylaşmaya, onların daha verimli üretim yapmaları için destek vermeye devam edeceğiz. Gelecek yıl, mekanizasyon ve yeni dijital yatırımlar için 11 milyon TL’lik yatırım planımız bulunuyor. Tat Gıda olarak önümüzdeki dönemde bu alanda çok daha heyecan verici projelerimiz var, bu vizyona yürekten inanıyoruz. Amacımız çiftiçimize rakip olmak değil rol model olmaktır” dedi.


Kaynak:

https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/dijital-tarimla-verimi-yuzde-35-40-artirdik


Kuru fasulye üretiminde tarihi rekor

 Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, kuru fasulye üretimine yönelik çalışmalar ve desteklerin sonuç verdiğini, 2020 yılında Cumhuriyet tarihi rekorunun kırıldığını belirtti.


Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Bekir Pakdemirli, Türkiye fasulye üretiminin yüzde 12’sini üreterek 2002 yılında 50’nci sırada iken geçen yıl 3’üncü sıraya yükselen Bitlis’te kuru fasulye hasadı yapan çiftçi Veysi İşler ile görüntülü görüşme gerçekleştirdi.


Görüşmeye Bitlis’te bulunan Bitkisel Üretim Genel Müdürü Mehmet Hasdemir, Bitlis Tarım ve Orman İl Müdürü Rıfat Çelik ile Ahlat Ziraat Odası Başkanı Necat Demirden de eşlik etti.


Bu yıl Türkiye genelinde üretimi gerçekleştirilen 300 bin tonun üzerindeki üretimde Bitlis’in önemli rolü olduğunu belirten Pakdemirli, “2002’de sadece 655 ton kuru fasulye üretimi yapan Bitlis’ten, geçen yıl 32 bin tonun üzerinde üretim yapan bir Bitlis’e geldik. Son 19 yılda yaklaşık 60 kat artış var. 2021’de de inşallah 40 bin ton üretiyor olacağız. Son 3 yıla baktığımızda yüzde 100’den fazla artış var.” ifadelerini kullandı.


“Bu üreticimizin başarısı”

Kuru fasulye üretimine yönelik yapılan çalışmalar ve verilen desteklerin sonuç verdiğini vurgulayan Pakdemirli, şunları kaydetti:


“Türkiye’nin kuru fasulye üretimi yıllar itibarıyla katlanarak arttı. 2020 yılında üretimde Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. Tüm üretici, çiftçi ve paydaşlara başarılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu başarı üreticimizin başarısıdır. Allah’a şükür Bitlis bu sene bereketi görmüş. Allah hepinizden razı olsun.”


Bitlisli çiftçi İşler de üretimden memnun olduklarını ve Bakanlığın desteğiyle üretimi daha da artıracaklarını ifade etti.


Kaynak:

https://www.ekonomist.com.tr/gida/kuru-fasulye-uretiminde-tarihi-rekor.html


15 Eylül 2021 Çarşamba

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli'den 'kuraklık' açıklaması

 Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Türkiye'de de meteorolojik ve tarımsal kuraklık riskinin giderek arttığını belirterek, "Daha önce her 10 yılda bir yaşanan kuraklıklar bundan sonra 5-6 yılda bir karşımıza çıkacak" dedi.

Menemen’deki Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde (UTAEM) düzenlenen İklim Değişikliği ve Tarım Çalıştayı’na katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, iklim değişikliğinin, dünya gündeminin en önemli konularının başında geldiğini, bu sürecin bilincinde olarak bu çalıştayı düzenlediklerini belirtti.


Pakdemirli, son 50 yılda sel, fırtına, kuraklık gibi doğal afetlerin 5 kat arttığını, son 10 yılda küresel afetlerin yıllık zararının 170 milyar dolara ulaştığını anlatarak, tedbir alınmazsa 2050 yılında iklim değişikliği ile birlikte dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sinin sel riski ile karşı karşıya kalacağını, nüfusun yarısının ise susuzluk riski yaşayabileceğinin öngörüldüğünü kaydetti.


"17 günde 16 büyük orman yaygınına maruz kaldık"


Bakan Pakdemirli tarımsal üretimde ise iklim değişikliğinin etkisiyle 2050’ye kadar verimde yüzde 10 ila 25 arasında bir düşüş beklendiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:


"Ayrıca, iklim değişikliği ve habitatın tahribatından dolayı bugün dünyada yaklaşık 1 milyon tür yok olma riski altında. İklim değişikliği, her geçen gün doğayı ve tüm sektörleri olumsuz etkiliyor ama bizler, iklimden daha hızlı değişmek zorundayız. Ülkemizdeki tabloya baktığımız zaman; iklim değişikliği, bazı bölgelerimizde aşırı yağış ve sel afeti, bazı bölgelerimizde kuraklık ve bazı bölgelerimizde ise büyük orman yangınları olarak kaşımıza çıkıyor.


Temmuz ayı, dünyada son 142 yılın en sıcak temmuz ayı olarak tarihe geçti. Bundan önceki iki yıla baktığımızda Ege ve Akdeniz bölgelerinde temmuz ayı ortalama sıcaklığı 27 derecelerde, nem yüzde 50’lerin üzerinde, rüzgar hızı ise saatte 30 kilometre civarındayken bu yıl sıcaklık 42 dereceye, rüzgar hızı saatte 70 kilometreye yükseldi, nem oranı da yüzde 10’ların altına düştü.


Bunun sonucu olarak ülkemizde son 2 yılda toplam 5 büyük orman yangını yaşanmışken 28 Temmuz-13 Ağustos arasındaki toplam 17 günde 16 büyük orman yaygınına maruz kaldık. İklim değişikliği su döngüsünü de olumsuz etkiliyor. Son dönemde sel afeti yaşadığımız Bartın, Kastamonu ve Sinop illerimizde yıllık ortalama yağış metrekareye toplam 500 ila 800 kilogram arasındayken 10-13 Ağustos tarihleri arasındaki 4 günde bu illerimiz, yıllık yağışın yüzde 40 ila 70’ini aldı."


"Yağışta tarımsal sezona göre yüzde 21 azalma"


Bakan Pakdemirli Türkiye’nin meteorolojik ve tarımsal kuraklık riskinin de giderek arttığını söyleyerek, "Türkiye'de 2021 yılının 8 ayında ortalama sıcaklık 15,7 derece olarak gerçekleşmiştir. Bu değer, uzun yıllar ortalamasının 1,7 derece üzerindedir. Yağış miktarımızda ise bu yılın 8 ayında uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 6 azalma, tarımsal üretim sezonuna göre yüzde 21’lik bir azalma gerçekleşti. Daha önce her 10 yılda bir yaşanan kuraklıklar, bundan sonra 5-6 yılda bir karşımıza çıkacak. Dünyada da benzer manzaraları fazlasıyla görüyoruz. Yangınlar, seller, sıcak hava dalgaları gibi olaylar iklim değişikliğinin öncü etkileridir. Önümüzdeki süreçte bu afetlere daha sık ve daha çok maruz kalacağız.” diye konuştu.


Tarım, orman ve su alanında iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak tedbirleri almak, küresel ısınmayı azaltacak üretim yöntemlerine geçmek ve doğal kaynakları verimli kullanmanın artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Pakdemirli, "Türkiye, iklim değişikliğine seyirci kalacak bir ülke değildir. Tarımı dönüştürüp, ormanı güçlendirip, suyun verimli kullanımını sağlayarak yeni iklime hazır olacağız." ifadelerini kullandı.


İklim değişikliğine yönelik yürüttükleri çalışmaları anlatan Pakdemirli, kuraklığın etkilerini en aza indirmek amacıyla 81 il için hazırladıkları "Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi Eylem Planı"nı başarıyla uyguladıklarını vurguladı.


"TARSİM sayesinde çiftçi geleceğe güvenle bakıyor"


Pakdemirli kuraklığa toleranslı 42 buğday ve 19 arpa çeşidinin geliştirilerek tescilinin yapıldığını, kuraklığa dayanıklı çeşitlere ait tohumlukları kullanarak üretim yapan çiftçilerin desteklenmesine yönelik çalışmaların da devam ettiğini söyledi.


Bu yıl bazı bölgelerde yaşanan kuraklık afeti nedeniyle kuru şartlarda hububat ve bakliyat üreten üreticilere verim kaybı oranına göre dekar başına 30 ila 100 lira arasında destek ödeyeceklerini aktaran Pakdemirli, şöyle devam etti:


"Bu yıl TARSİM kapsamındaki toplam 1,6 milyar lira hasar tazminatının 800 milyon lirasını ödedik. Hasat tespitlerinin bitmesi akabinde kalan tazminatlar da üreticilerimize ödenecektir. Hasar tazminatları içerisinde kuraklıktan zarar gören 43 ilimizdeki 14 bin 213 üreticiye toplam 214 milyon lira ödeme yaptık. Buradan tüm üreticileri TARSİM'e kayıt yaptırmaya davet ediyorum.”


"Türkiye dünyaya örnek olmuştur"


Pakdemirli, Türkiye’nin son 19 yılda ormancılık alanındaki çalışmalarıyla yeşili koruyan ve artıran bir ülke olarak tüm dünyaya örnek olduğunu belirterek, bu dönemde 5,5 milyar fidanın toprakla buluşturulduğunu, orman alanının 2 milyon hektar artırılarak 22,9 milyon hektara çıkarıldığını ifade etti.


Dünya orman varlığı sıralamasında 2015’te 46. sırada olan Türkiye'nin 2020 yılında 27. sıraya yükseldiğini aktaran Pakdemirli, "Yanan alanların yeniden ağaçlandırılması ve mevcut ormanlarımızı genişletilmesi için çalışmalarımız hızla devam ediyor. İlk yağmurların başlamasıyla birlikte ekim-kasım aylarından itibaren yıl sonuna kadar Geleceğe Nefes Kampanyası ile her bir vatandaşımıza 3’er adet olacak şekilde toplam 252 milyon fidanı toprakla buluşturacağız. İnşallah yaraları sarağız ve yanan alanları tekrar ağaçlandırarak, yeşil vatanın bir parçası haline getireceğiz." diye konuştu.


Kaynak:

https://www.borsagundem.com/haber/tarim-ve-orman-bakani-pakdemirliden-kuraklik-aciklamasi/1601648


8 Eylül 2021 Çarşamba

Tarım sektörü 12 çeyrektir büyüyor

 Tarım sektörü, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde de faaliyetlerine devam ederek art arda 12 çeyrek büyüme başarısı gösterdi.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlenen bilgiye göre, Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde baz etkisiyle yüzde 21,7 büyüme kaydetti. Geçen yıl 2019'a göre yüzde 5,9 büyüyen tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründeki büyüme trendi, bu yılın ilk çeyreğinde 2020'nin aynı dönemine kıyasla yüzde 8,7 artışla sürdü. Nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüyen sektör, böylece 12 çeyrek üst üste büyüme başarısı gösterdi. İktisadi faaliyet kolları içinde tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü hacim olarak da yılın ikinci çeyreğinde 18 milyar 833 milyon liradan 19 milyar 261 milyon liraya yükseldi.


"TARIMSAL ÜRETİM HER ŞEYE RAĞMEN DURMADI"


Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Mehmet Ali Ünal, yaptığı değerlendirmede, tarım sektörünün Kovid-19 döneminde büyümeye devam ettiğini belirterek, "Tarım sektöründe büyümenin başlıca nedenlerinden biri, pandemi döneminde hizmet sektörü, sanayi ve inşaat sektörleri durma noktasındayken tarım sektörünün kapanmalardan etkilenmeden faaliyetlerine devam etmesidir. Tarımsal üretim her şeye rağmen durmadı." dedi.


Üretimi devam eden stratejik tarım sektörünün hem içeride hem de dışarıda ivme kazandığına dikkati çeken Ünal, "Tarım sektöründeki büyümenin bir diğer nedeni ise tarımsal ihracat rakamlarıdır. Tespitlerimize göre ekim alanlarının daralmasına ve rekoltenin düşmesine rağmen döviz kurlarındaki dalgalanma ihracatçıların lehine oldu." ifadelerini kullandı. Ünal, çiftçilerin, özellikle küçük üreticilerin söz konusu büyümeden yeteri kadar pay alamadıklarına işaret ederek, Türk çiftçisinin daha çok desteklenmesi ve sektörün önünün daha da açılması gerektiğini vurguladı.


Kaynak:

https://www.finansgundem.com/haber/tarim-sektoru-12-ceyrektir-buyuyor/1599890