6 Aralık 2019 Cuma

Tarım Kredi'den üreticiyle tüketici arasında 'köprü' olacak model

Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü Poyraz, üretici ile tüketici arasında köprü vazifesi görecek bir model kurmaya çalıştıklarını belirtti.
Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (Tarım Kredi) Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, üretici ile tüketici arasında köprü vazifesi görecek bir model kurmaya çalıştıklarını belirterek, "Aradaki aracıların sayısını mümkün olduğu kadar azaltarak üreticiden aldığımız ürünü işleyerek veya işleterek marketler vasıtasıyla doğrudan tüketicimize ulaştıracağız." dedi.

Poyraz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin en büyük çiftçi ailesi olan Tarım Kredi'nin, çiftçilere tarımsal girdileri uygun fiyatlı sağlarken ürünleri tüketiciye ulaştırma noktasında da sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman bakanlıklarıyla koordineli hareket ederek çiftçilerin maliyetlerinin düşürülmesi için uygun kredi kaynakları sağlamak adına çalışmalar yaptıklarını belirten Poyraz, üretici ortaklardan ürünlerinin alınıp işlenmiş halde pazara taşınması için de çalışmalarını hızlandırdıklarını aktardı.

Poyraz, üretici ile tüketici arasında köprü vazifesi görecek bir model kurmaya çalıştıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Doğrudan üreticiden aldığımız ürünleri kendi tesislerimizde işliyoruz. Bir ürünle ilgili herhangi bir altyapımız yoksa da illaki o altyapıyı yaptıralım diye bir iddiamız yok. O zaman düşük kapasitede çalışan, atıl kapasitesi olan sanayicilerimize gidip, 'Biz ortaklarımızdan şu ürünleri alıyoruz. Bunu bize şu standartlarda mamul madde haline getirir misin?' diyoruz. Mesela bu sene 30 bin ton salçalık domatesi aldık, bir sanayiciyle anlaştık. Bu şekilde 50'nin üzerinde tedarikçimizle çalışmaya başladık. Yani aradaki aracıların sayısını mümkün olduğu kadar azaltarak üreticiden aldığımız ürünü işleyerek veya işleterek marketler vasıtasıyla doğrudan tüketicimize ulaştıracağız."

"Piyasayı fiyat ve kalite noktasında standarda getirelim"
Piyasanın tamamına hakim olma hedeflerinin olmadığının altını çizen Poyraz, "Buradaki temel misyonumuz, biz piyasanın hem üretici hem tüketici tarafında belli bir büyüklüğe gelelim. Piyasayı hem fiyat noktasında hem de kalite noktasında belli standarda getirelim, regüle edelim, insanlar bizim ürünlerimizle hem kalite hem fiyat anlamında kıyaslama imkanı bulsun. Buna bağlı olarak da bizimle aynı sektörde faaliyette bulunan diğer firmalarda fiyat ve kalite anlamında biraz da kendilerine çeki düzen versinler." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Tarım Kredi'nin ürünleri yaklaşık 26 bin markette satılıyor. Tarım Kredi market sayını 500'e çıkarmayı hedefliyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Yerelden kalkınmayı sağlayacağız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay,"Muhtarlarımız derse ki 'Ben kendi köyümü de organize ederim, kendi köyümde de bunu yaparım', trüf ormanıdır veya bal ormanı, 'Bir araziyi buna tahsis ederiz' derse kamu olarak biz de katkı veririz." dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yerel kalkınma noktasında kamu olarak her türlü desteği verdiklerini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığınca, Çekerek ilçesindeki Çekerek Barajı'nın etrafında oluşturulan trüf ormanı ve trüf mantarının tanıtım programına katılan Oktay, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey'den bilgi aldı.

Türkiye'yi yeşillendirmeye devam ettiklerini belirten Oktay, barajların bulunduğu bölgede yerel kalkınmanın da dinamiklerinin olması gerektiğini dile getirdi.

Oktay, barajların etrafının gelir getirici kaynaklara dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları ifade etti:

"Bugün yapacağımız trüf mantarı dediğimiz sadece bunun bir örneği. 100 avro ile 300 avro arasında kilogramını satıyoruz. 100 dönümlük bir araziye dikim yapıyoruz ama asıl şey şu, kendi haline gelene kadar Genel Müdürlüğümüz bunun bakımını üstleniyor, verim almaya başladığımızda da bölge halkına kura usulü ücretsiz dağıtılacak. Amacımız bunun ücretsiz dağıtılması değil, bunun olabilirliğini göstermek."

Bu işi yapmak isteyen köylülere yüzde 65'e kadar teşvik verileceğini anlatan Oktay, işletme döneminde de işçilik boyutunda da teşviklerin süreceğini söyledi.

"Yerelden kalkınmayı sağlayacağız"
Bu tür projelerle yerelden kalkınmanın amaçlandığını vurgulayan Oktay, muhtarlara şöyle seslendi:

"Burada bir ilçede konuşuyorum ama tüm Türkiye'ye sesleniyorum: Muhtarlarımız derse ki 'Ben kendi köyümü de organize ederim, kendi köyümde de bunu yaparım.', trüf ormanıdır veya bal ormanı, 'Bir araziyi buna tahsis ederiz.' derse kamu olarak biz de katkı veririz. Bu şekilde yerel kalkınma boyutunu uyguluyoruz. Artık yerelin üretmeye başlaması, yerelden kalkınmayı sağlıyor olmamız gerekir, dediğimiz şey bu.

Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla ısrarla 'Yerelden kalkınma olmazsa ulusal anlamda kalkınmayı başaramayız.' diyoruz. 2023 hedefleri dediğimiz şey, asla geri adım atmadığımız şey bu. Biz 2023 rakamlarını ya yakalayacağız ya yakalayacağız. Onun için de eğer 500 milyar doları yakalayacaksak benim Çekerek'te yereldeki vatandaşım balını üretecek, markasını yapacak ve bunu satacak. Trüf mantarı yetişiyor madem, bunu yapacağız. 100 avro, 200 avro, 300 avro az bir rakam değil. Bunu ihraç ettiğimiz zaman bu mümkün. Bu projenin bölgesel anlamda turizme katkısını da göreceğiz. Muhteşem bir proje, ilçemize hayırlı olsun."

Kuruyan her fidanın yerine yenisinin dikildiğini anlatan Oktay, Türkiye'de dikilen her 100 fidandan 85'inin tuttuğunu ama bunu artırmak istediklerini sözlerine ekledi.

30 Kasım 2019 Cumartesi

Gıda Komitesi toplantısı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter'dan yaptığı paylaşımda Gıda Komitesi toplantısını gerçekleştirdiklerini bildirdi.

Bakan Albayrak, "Gıda Komitesi toplantımızı gerçekleştirdik. Sera üretimine güçlü katkı sağlayacak SERA A.Ş.'nin çalışmaları, sulama altyapı projeleri ve Girdi Finansman Sistemi başta olmak üzere gıda enflasyonu ile mücadeledeki yapısal adımlarımızı ele aldık." açıklamasında bulundu.


Tarım Kredi Kooperatifleri Sera A.Ş.

Tarım Kredi Kooperatifleri Sera A.Ş.

HAKKIMIZDA
Tarım Kredi Kooperatifleri Sera A.Ş. 28.05.2019 tarihinde Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği iştiraki olarak Ankara’da kurulmuştur.

Sera A.Ş. yeni ekonomik programın yapısal dönüşüm adımları kapsamında; mevsimsel şartlar, dış etkenler ve arz-talep dengesizliğinden kaynaklı piyasa dalgalanmalarına çözüm oluşturmak ve tüketicilerin sağlıklı ürünlere erişiminin kolaylaştırılması amacıyla, örtü altı üretim kapasitesini artırmak için teknolojik ve verimli seralar kurmaktadır.

VİZYON
Örtü altı yetiştiriciliğinde teknolojik seralar kurarak üretim miktarını arttırmak, girdi maliyetlerini düşürmek, üreticiye daha fazla kazanç sağlamak, tüketicilerin sağlıklı, taze ve uygun ürüne erişiminin sağlamak.

MİSYON
Jeotermal alanlarda teknolojik sera kurulumu yapmak, jeotermal seralar sayesinde verim artışını sağlamak.
Arz-Talep dengesizliğinden kaynaklı piyasa dalgalanmalarına çözüm oluşturmak
Üreticiler ile sözleşmeli üretim yapmak ve bu sayede;
Üreticinin tohum, fide, gübre, ilaç gibi girdilerini temin etmek

Üreticinin hasat ettiği tüm ürünü almak

Üreticiye daha fazla kazanç sağlamak

 Üretim sürecince bitki besleme ve zirai mücadeleyi kontrol altında tutmak, sağlıklı ürünler yetiştirmek.
Hasattan elde edilen ürünlerin gıda laboratuvarlarında analiz ettirmek.
Tüketicilere sağlıklı ürünler ulaştırmak
Hasattan elde edilen ürünü kendi tesislerimizde hızlı, doğru ambalajla ve tazeliği ile tüketiciye uygun fiyattan sunmak.

http://www.tksera.com.tr/hakkimizda



28.11.2019
--
Sera A.Ş. görücüye çıktı

19 yıldır Antalya'da düzenlenen ve Türk tarımını uluslararası pazarlarla buluşturan Growtech 19. Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı kapılarını açtı. Fuat bu yıl TK Sera A.Ş. bin faaliyetlerinin tanıtıldiği yer olarak da önem kazandı.

130 ÜLKE 90 BİN KATILIMCI

Etkinliğe 130 ülkeden katılımcı ve 32 ülkeden tarım markası katılıyor. Hollanda, İspanya, Çin, Güney Kore, Mısır ve Afrika, milli katılımla yer alarak, ülke bazında temsil ediliyor.

GROWTECH'TE TANITILDI

Growtech Fuar Direktörü Engin Er, "Türk tarımının global markası ve dünyanın en büyük örtüaltı (seracılık) tarım sektörü fuarı olarak, Türk seracılığının geleceği için üreticilere profesyonel bir bakış açısı ile yeni fırsatlar sunacak Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri iştiraki olan TK Sera A.Ş.'nin ilk defa Growtech'te kamuoyuna tanıtılması bizi çok gururlandırdı. TK. Sera A.Ş'nin sektör ve ülke ekonomimize çok şey katacağına inanıyoruz" dedi.

Fuarın ilk gününde gerçekleşen Alım Heyeti Programı ve TK SERA A.Ş. Bitkisel Üretim ve Girdi Müdürü Dr. Sedat Çıtak tarafından Growtech Konferans Alanı'nda gerçekleştirilen "Sözleşmeli Üretim" başlıklı konferans büyük ilgi gördü.



--
10.04.2019

Devlet, sera üretimine giriyor. SERA A.Ş. kurulacak

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığıyla Sera AŞ kurulacağını açıkladı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Dolmabahçe Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi'nde, Yeni Ekonomi Programı (YEP) kapsamında ortaya konulan hedefler doğrultusunda hayata geçirilecek olan 'Yeni Reform Paketi'ni açıklıyor...

TARIMDA MİLLİ BİRLİK PROJESİ

Tarımda milli birlik projesi Mayıs'ta devreye giriyor. Taze meyve sebze pazarında dengeleyici unsur olması amacıyla Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığıyla Sera AŞ kurulacak. Verilecek desteklerle 47 milyon olan küçükbaş hayvan varlığımız 4 yıl içinde 100 milyona yükseltilecektir. Sera A.Ş.'ye 2 bin hektar arazi tahsisis yapılacak. Bunun orta vadade 5 bin hektara yükseltilmesi sağlanacak. Orta vadede, sera altı üretimin yüzde 25'i burada yapılacak


4 Kasım 2019 Pazartesi

Ispanak zehirlenmesine neden olan atropin nedir?

Ispanak zehirlenmesi iddiaları üzerine İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadeler yer alıyor:

"Zehirlenmeye ıspanaklara karışan patlıcangiller familyasından, atropin scopalamin içeren yabancı otların neden olduğu yapılan analizlerle ortaya çıktığı görülmüştür. İl Müdürlüğümüze ulaşan tüm ihbarlar değerlendirilmekte, konuyla ilgili değişik ilçelerimizden sağlık kuruluşlarına başvuranların ıspanak satın aldıkları işletmeler, resmi kontrole tabi tutulmakta, numune alınmakta ve alınan numuneler laboratuvarlara gönderilmektedir. Halkımızın tüketecekleri tüm gıdaları olduğu gibi, yeşil sebzeleri de dikkatlice kontrol ederek, yabancı otları ayırt etmeli ve çok iyi şekilde temizledikten sonra tüketmeleri gerekmektedir."

Atropin nedir?

Atropin, Atropa belladonna (güzelavrat otu) adlı bitkiden elde edilen bir alkaloiddir. Antikolinerjik yapıdadır. Tıpta çok değişik kullanım alanları vardır.

Güzel avrat otu, aslında ismini ülkemizdeki insanlar tarafından almış, bir bitkidir. Birçok faydası olmasına rağmen insanlar tarafından çok fazla kullanılmayan bu otun üzerinde meyvelerde vardır. Küçük küçük kiraza benzer meyvelerin rengi siyahtır. Bu nedenle görünüşüyle ilgi çeken bir ottur. İlk zamanlar üzerinde mor renklerde çiçekler açan güzel avrat otu, zaman geçtikçe çiçeklerini meyveye dönüştürerek farklı bir görünüm alır.

Bu bitkinin asıl adı, Atropa Belladonna olarak bilinir. Yaklaşık olarak ortalama 1,5 metreye kadar uzanan bu bitki aslında zehirli bir bitkidir. İşte insanların bu otu çok fazla bilmemelerinin nedeni de bu şekilde zehirli bir bitki olmasıdır. Çünkü bu bitkiler yanlış kullanımlarda ya da doz aşımlarında direk olarak zehirli etkisi ile insanlarda problemlere neden olur.

Güzel avrat otunun kokusu bazı insanlar tarafından sevilse bile bazı insanlar tarafından beğenilmez. Tıbbi olarak güzel avrat otu bilimsel çalışmalar ile ilaç sanayinde kullanılmaktadır. Bu nedenle amatör kullanımlar için güzel avrat otunun kullanılması son derece tehlikelidir.

Atropinin kullanımında sıkça görülen rahatsızlıklar:

Ağız kuruluğu, görmede bulanıklık, siklopleji, midriazis, fotofobi, anhidroz, idrar tutukluğu, idrar retansiyonu, taşikardi, çarpıntı ve kabızlıktır. Daha seyrek olarak intraoküler basınç artması, tat duygusu kaybı, başağrısı, başdönmesi, uyuklama, yüzde kızarma (flushing), insomnia, bulantı, kusma, karında şişkinlik, deri alerjisi başlıca şikayetlerdendir.

Derhal doktora başvurun!

Bu ot insanlarda zehirli etkiler göstermeye başladığında ilk olarak kişilerde baş ağrısı uyku hali meydana gelir. İlerleyen zamanlarda ise yavaş yavaş susuzluk hissi ile birlikte sayıklama gibi durumlar ortaya çıkar. Eğer sizlerde de bu gibi belirtiler meydana gelir ise acilen uzman bir doktora görünerek meydana gelebilecek olan sorunları engelleyebilirsiniz.


‘Zehirli ıspanağın’ sırrı çözüldü!

İstanbul'da zehirleyen yabancı otların karıştığı ıspanağın Ankara'dan getirildiği belirtildi. Beypazarı Ziraat Odası Başkanı Mustafa Ateş, İstanbul ve Tekirdağ'da zehirlenmelere yol açtığı iddia edilen ıspanağın gönderildiği tarlalarda inceleme yaptı.
İstanbul ve Tekirdağ’da bazı kişilerin ıspanak yemesinin ardından zehirlenme şüphesiyle hastanelere başvurdu. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yaptığı açıklamada “Zehirlenmeye ıspanaklara karışan yabancı otların neden olduğu analizlerle ortaya çıkmıştır” açıklamasında bulundu. Hastaneye başvuranların büyük bölümü Esenyurt’taki marketlerden alış veriş yaptığını belirtti. O marketlerden birinin sahibi açıklamalarda bulundu.

Kamuran Aydemir, “Biz bu ürünü yıllardır satıyoruz, bu ürünü bizim çiftçimiz üretiyor, ürünle alakalı hiçbir sıkıntı yok. İnsanlar bunu canı gönülden tüketebilir. Bu bölgesel bir yerde ya bir ürünü pişirirken ya kaynatırken sıkıntı oluşmuş olabilir. Bence oraya odaklanmakta fayda var. Bütünüyle ürünü hedef almayı doğru bulmuyorum ben. Hepsi tarlalardan geliyor bunun ne zehirlemesi olabilir” dedi.

“MARKETTE HEPİMİZ YEDİK BUGÜN, DAHA DİNÇİZ”

Aydemir, Bayrampaşa Yaş Meyve ve Sebze Hali’nden aldığı ıspanağın faturasını göstererek, “Biz fatura ile alıyoruz, fatura ile satıyoruz. Bu tarladan geliyor, bunun takip sistemini ben çok bilemiyorum. Benim tek bildiğin; tarladan hale gelir, halden de biz faturayla alırız. Ama nereden geldiğini, takip sistemini bilemiyoruz. Biz bugün özellikle yedik çünkü öyle bir şey yok, olamaz. Markette hepimiz yedik bugün. Üründe sıkıntı yok” dedi. Bu arada markette satılan ıspanağın içinde farklı otlar olduğu kameralara yansıdı.

ANKARA’DAN GETİRDİM

Market sahibinin işaret ettiği Bayrampaşa’daki komisyoncu ise kameralara konuşmak istemedi. Muhabirlere telefonla bilgi veren komisyoncu ıspanakların büyük bölümünü Ankara Beypazarı’ndan aldığını kaydetti.

Beypazarı’nda bulunan ıspanak tarlaları, 30 yıldır İstanbul, Ankara ve diğer illerin ıspanak ihtiyacını karşılıyor. Beypazarı'ndan İstanbul'a gönderilen ıspanak tarlalarında incelemelerde bulunan Beypazarı Ziraat Odası Başkanı Mustafa Ateş, açıklamalarda bulundu.

‘PITIRAK’ DENEN ‘ŞEYTAN ELMASI’ OTU

Ateş, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün yaptığı açıklamanın ardından ot bulunan tarlaya gittiklerini belirterek, “Tarlanın son kısmında az bir yerde yerel ağızda ‘pıtırak’ denen ‘şeytan elması’ otu, karışma ihtimali var; ancak başka bölgelerde sorunumuz yok. Bu alan 6 dekar, sadece yaklaşık 100 metrekare yabancı otlar var. Toplamda 15 bin ton ürün çıkar, 150-200 kilonun içine karışmış olabilir. Daha önce başımıza böyle bir şey gelmedi. Yaklaşık 50 yıldır ıspanak üretiyoruz. Yılda 40 bin ton civarında üretim yapıyoruz. Bahsedilen ot ıspanakla biraz benzer; ama toplu olduğu zaman ayırt edilebilir. Tek başına ıspanağa benziyor. Bizim burada halk arasında ‘pıtırak’ dediğimiz bir ot. Bizim başımıza gelen bir şey değil. Bu olaydan sonra dikkat ettik. Şu anda yoğun bir hasat dönemindeyiz. Gönül rahatlığıyla insanlarımız yiyebilir. Büyük bir ihtimalle sınıra yakın bir yerde tek tük ıspanağın içinde çıkmış, yabancı işçiler karıştırmış olabilir. Nasıl denk geldi bilmiyoruz” diye konuştu.

“BİLGİ KİRLİLİĞİ VAR”

İlk defa ıspanaktan zehirlenme vakasını duyduklarını söyleyen ıspanak üreticisi İbrahim Coşkun da “Konu ıspanak mı, ot mu ortada bir bilgi kirliliği var. Ben ıspanaktan olduğunu düşünmüyorum. Buradan giden tonlarca ıspanak var. 44 kişi mi zehirlenecek? Ben ıspanaktan olacağını düşünmüyorum. 30 yıllık ıspanak üreticisiyim. İlk defa ıspanaktan zehirlenme duyuyorum” dedi.

19 Ekim 2019 Cumartesi

Modern sulama tarımda verimliliği artırıyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, modern sulamayla tarımda sağlanan verim artışlarının, üretim deseninin çeşitlenmesinin, çiftçi gelirlerini doğrudan ve dolaylı olarak artırdığını belirtti
Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü yaptığı yatırımlarla modern sulama sistemlerini yaygınlaştırmaya, tarımda su tasarrufu sağlamaya, çiftçilerin kazançlarını artırmaya ve ülke tarımına katkı sunmaya devam ediyor.

Bu kapsamda Şanlıurfa ve ilçelerinde tamamlanan sulama sezonunda toplam 3 milyon 40 bin 330 dekar tarım arazisi sulandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, modern sulamayla tarımda sağlanan verim artışlarının, üretim deseninin çeşitlenmesinin, çiftçi gelirlerini doğrudan ve dolaylı olarak artırdığını belirterek, "Şanlıurfa'da bu sene yapılan sulu tarım sayesinde 2019 yılı birim fiyatlarıyla ülke ekonomisine yaklaşık 2 milyar 230 milyon lira katkı sağlandı." bilgisini paylaştı.

Pakdemirli, GAP kapsamında yer alan Şanlıurfa'nın bereketli topraklarını hayata geçirecekleri projelerle suyla buluşturmaya devam edeceklerine dikkati çekerek, "Tarım arazilerinin suya kavuşmasını, kapalı sistem sulamanın yaygınlaşmasını ve sulamada su tasarrufu sağlanmasını önemsiyoruz. Çalışmalarımızı da bu yönde kararlılıkla sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.